<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Çorlu Haber, Tekirdağ Haber, Ergene Haber, Çerkezköy Haber</title>
        <link>https://www.bizimtekirdag.com/</link>
        <description>Güncel Çorlu Haberleri, Tekirdağ Haberleri, Ergene Haberleri, Çerkezköy Haberleri</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Bu bayram benim, bu bayram senin güzel kardeşim…</title>
                <category>Esra Şahin</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/bu-bayram-benim-bu-bayram-senin-guzel-kardesim-25</link>
                <author>esrasahinece@gmail.com (Esra Şahin)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/bu-bayram-benim-bu-bayram-senin-guzel-kardesim-25</guid>
                <description><![CDATA[Bu bayram benim, bu bayram senin güzel kardeşim…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Birçok medeniyete kucak açmış coğrafyamızda, bu güzel topraklarda asırlardır birlikte yaşayabilmenin sınavını verdik.</p>

<p>Farklı görüşe sahip herkes birbirine kendi fikrinin doğru olduğunu dayatmaya&nbsp; çalıştı.</p>

<p>Fikir çatışmasından, aynı pencereden bakamayan ya da daha da kötüsü bu farklılıklardan kayıplar vermeye sebep olan olayları görünce hep şunu düşünürüm ‘şu dünyaya kavga etmeden bir türlü sığamadı insanoğlu’.</p>

<p>Kim hangi siyasi görüşe, hangi dine ve ya hangi farklılığa sahip olursa olsun Türk milleti olarak ortak bir noktada buluşmamız gerekirse bu kesinlikle<br />
<strong>Mustafa Kemal Atatürk</strong> olmalıdır.</p>

<p>Her Türk’üm diyenin, tüm farklılıklarına rağmen Atatürk’te birleşmesi gerekir diye düşünüyorum.</p>

<p>Bu yüzden bugün bu bayram benim, bu bayram senin güzel kardeşim.&nbsp;</p>

<p>Belki kol kola olamıyoruz eskisi gibi, belki coşkumuzu tam anlamıyla gösteremiyoruz.</p>

<p>Belki nerde o eski bayramlar diyoruz.</p>

<p>Evet haklısın.</p>

<p>Aslında <strong>Cumhuriyet</strong> öyle büyük bir kelime ki,&nbsp; içinde coşku kendinden var, heyecan var, gurur var.</p>

<p>İçinde en önemlisi Atatürk var. &nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p>İster al yıldızlı bayraklarla donat evinin her köşesini, ister çocuklarınla şiirler oku evde, ister şarkılar söyle, istersen bugünlere erişmemizde emeği olan başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere herkes için duanı et.</p>

<p>Ama bugünü boş geçme işte.</p>

<p>Bu bayram benim, bu bayram senin güzel kardeşim…</p>

<p>Doyasıya kutla , hakkındır.</p>

<p>Mustafa Kemal Atatürk’e saygı ve minnetle.</p>


<div style="display:none">
<a href="https://www.laz92.com/" title="izmir escort">izmir escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/aliaga-escort-bayan/" title="aliaga escort">aliaga escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/alsancak-escort-bayan/" title="alsancak escort">alsancak escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/balcova-escort-bayan/" title="balcova escort">balcova escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/bayindir-escort-bayan/" title="bayindir escort">bayindir escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/bayrakli-escort-bayan/" title="bayrakli escort">bayrakli escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/bergama-escort-bayan/" title="bergama escort">bergama escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/beydag-escort-bayan/" title="beydag escort">beydag escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/bornova-escort-bayan/" title="bornova escort">bornova escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/buca-escort-bayan/" title="buca escort">buca escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/cesme-escort-bayan/" title="cesme escort">cesme escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/cigli-escort-bayan/" title="cigli escort">cigli escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/dikili-escort-bayan/" title="dikili escort">dikili escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/foca-escort-bayan/" title="foca escort">foca escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/gaziemir-escort-bayan/" title="gaziemir escort">gaziemir escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/guzelbahce-escort-bayan/" title="guzelbahce escort">guzelbahce escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/izmir-rus-escort/" title="izmir rus escort">izmir rus escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/karabaglar-escort-bayan/" title="karabaglar escort">karabaglar escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/karaburun-escort-bayan/" title="karaburun escort">karaburun escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/karsiyaka-escort-bayan/" title="karsiyaka escort">karsiyaka escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/kemalpasa-escort-bayan/" title="kemalpasa escort">kemalpasa escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/kiraz-escort-bayan/" title="kiraz escort">kiraz escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/kinik-escort-bayan/" title="kinik escort">kinik escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/konak-escort-bayan/" title="konak escort">konak escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/mavisehir-escort-bayan/" title="mavisehir escort">mavisehir escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/menderes-escort-bayan/" title="menderes escort">menderes escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/menemen-escort-bayan/" title="menemen escort">menemen escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/narlidere-escort-bayan/" title="narlidere escort">narlidere escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/odemis-escort-bayan/" title="odemis escort">odemis escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/seferihisar-escort-bayan/" title="seferihisar escort">seferihisar escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/selcuk-escort-bayan/" title="selcuk escort">selcuk escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/tire-escort-bayan/" title="tire escort">tire escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/torbali-escort-bayan/" title="torbali escort">torbali escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/ucyol-escort-bayan/" title="ucyol escort">ucyol escort</a>
<a href="https://www.laz92.com/ad-category/urla-escort-bayan/" title="urla escort">urla escort</a>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 29 Oct 2020 18:32:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/29116974f1af2664d43e96272c832cfe.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çorlu Botanik Festivali</title>
                <category>Serdar Şahin - Çözümleme</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/corlu-botanik-festivali-24</link>
                <author>ssahincorlu@gmail.com (Serdar Şahin - Çözümleme)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/corlu-botanik-festivali-24</guid>
                <description><![CDATA[Çorlu Botanik Festivali]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span xss=removed>Mini bir Rio Karnavalını andıran açılışı ile dikkat çeken Çorlu Botanik Fest adıyla ilk kez düzenlenen festival sona erdi geriye ise Türkiye’de ilk kez karşılaşılan kuyu kebanı kokulu laleler, cağ kebabı kokulu menekşeler, tavuk döner kokulu papatyalar, gözleme kokulu fesleğenler, sucuk kokulu kasımpatılar, buram buram baharat kokulu rant kaldı. </span></p>

<p><span xss=removed>Çorlu Belediyesi paydaşı olduğu festival ile ilgili olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını, Çorlu Belediyesi’nin kasasından hiçbir kuruş çıkmadığını belirtti. Ancak bir kamu kurumu olan belediyenin de ortağı olduğu etkinlikten elde edilen gelirin hangi kurum, kişi yada kişilerin kasasına girdiği konusunda herhangi bir açıklama yapılmadı. İyisiyle kötüsüyle rant söylentileri ile botanik ürünlerden çok kahvaltılıkların, kuruyemişlerin, gözlemelerin, içli köftelerin, tavuk dönerlerin, künefenin yer aldığı ve akılda kaldığı bir yöresel ürünler fuarı geride kaldı. </span></p>

<p><strong><span xss=removed>Esnafın Orion AVM’ye tepkisi</span></strong></p>

<p><span xss=removed>Son 2ayda her biri 10 günlük 3 ayrı yöresel ürünler fuarı düzenleyen ve ilçe dışından getirilen kişilere kurulan çadırlarda tezgah açarak satış yapma izni veren Çorlu’daki Orion Alışveriş Merkezi’ne Çorlu esnafından tepki gecikmedi. </span></p>

<p><span xss=removed>Daha önce izin alınmadan bir yöresel ürünler fuarı açma girişiminde bulunan Orion konunun basında yer alması ve gerekli kurumlardan izin alınmadığının ortaya çıkması yangından mal kaçırırcasına alelacele kurduğu çadırları apar topar kaldırmak zorunda kaldı. </span></p>

<p><span xss=removed>Şehir dışından getirilen esnafa, ziyaretçilerinin kullanımına sunması gereken otoparkı kullandıran bunun için de kira bedeli adı altında ücret alan alışveriş merkezi yönetimi aldığı hatırı sayılır ücreti iade etmemek için yöresel ürünler fuarının kalan günlerini alışveriş merkezi içerisinde tamamlatmıştı. </span></p>

<p><span xss=removed>Yöresel ürünler fuarını yapma ve buradan gelir elde etme konusunda kararlı olan alışveriş merkezi, gereken izinleri daha kolay alabilmek için bu kez kendisine bir paydaş ve kamuoyunun tepki göstermeyeceği bir ortak arayışına girdi. Bu noktada şehrin bölgesel amatör ligde mücadele eden takımı Çorluspor 1947’yi seçen Orion, yöresel ürünler fuarını ikinci kez açmayı başardı. 10 gün açık kalan fuardan yine kira geliri elde eden alışveriş merkezi, boş durmadı ve yeni bir yöresel ürünler fuarı için ortaklığa bu kez Çorlu Belediyesi’ni alarak Çorlu Botanik Fest adıyla bir etkinlik tertiplenmesine öncülük etti ama son tahlilde yine aynı yöresel ürünler fuarını aynı otopark alanında açmayı başardı. </span></p>

<p><span xss=removed>Orion AVM’nin son 2 ayda 3 kez benzer etkinlik tertiplemesi ve katılımcı esnafın Çorlu dışından seçilmesi ilçedeki esnafın da tepkisini arttırdı. </span></p>

<p><span xss=removed>Bu sebeple birkaç esnafın Orion AVM önünden geçen yol üzerinde basın açıklaması yapmak istediğini duyurmasının ardından harekete geçen alışveriş merkezi yönetimi daha önce satın aldığı ancak İstanbul Bölge İdare Mahkemesi kararı ile satışı iptal edilen yolda açıklama yapılmasını özel mülk olduğu gerekçesi ile istemedi. Bunun üzerine basın açıklaması için bir araya gelen birkaç esnaf Orion Alışveriş Merkezi’nin karşısında açıklama yaparak durumu protesto etti. </span></p>

<p><strong><span xss=removed>Şimdi Kadir Albayrak düşünsün</span></strong></p>

<p><span xss=removed>Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Tekirdağ İl Başkanlığı görevine Mestan Özcan’ın getirilmesinin ardından gözler bir kez daha Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak’a çevrildi. Zira Tekirdağ’ın merkez ilçesi Süleymanpaşa’da belediye başkanlığını AK Parti’nin bir önceki il başkanı Cüneyt Yüksel kazanmış ve Kadir Albayrak’ı daha ilk günden itibaren terletmeye başlamıştı. </span></p>

<p><span xss=removed>Seçim döneminde Kadir Albayrak’ın rakibi olan ve Kadir Albayrak’ı ‘Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı olan o zat’ diyerek eleştiren AK Parti Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mestan Özcan AK Parti Genel Merkezi tarafından Tekirdağ İl Başkanı olarak görevlendirildi. </span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed>Kadir Albayrak’a son derece etkili muhalefet yapması beklenen Cüneyt Yüksel ve Mestan Özcan ikilisinin bir arada görevde olması Kadir Albayrak’ı hayli zorlayacağa benziyor. Son derece alıngan olduğu hemen herkesçe bilinen kinayeli tavırlar sergilemek noktasında azami özen gösteren Kadir Albayrak önceki sabah Mestan Özcan’ın sahibi olduğu Özcanlar Restoran’ın önünde fotoğraf çektirmiş ve kendisini tıpkı Mestan Özcan’ın nitelediği gibi Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan zat olarak nitelemiş ve kendince nüktedan bir göndermede bulunmuştu. Bakalım önümüzdeki günler Tekirdağ siyasetine neler getirecek. Her ne getirirse getirsin Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak için son derece sıcak ve hararetli geçeceğini şimdiden ön görmek zor olmasa gerek. </span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 14 May 2019 16:02:55 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/8c82da4eec5cf480cb7cb1708bb5a2cf.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Başkan Adayının Günlük Programı</title>
                <category>Serdar Şahin - Çözümleme</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/baskan-adayinin-gunluk-programi-23</link>
                <author>ssahincorlu@gmail.com (Serdar Şahin - Çözümleme)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/baskan-adayinin-gunluk-programi-23</guid>
                <description><![CDATA[Başkan Adayının Günlük Programı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span xss=removed>Sayın başkanlarım, saygıdeğer konuklar, kıymetli misafirler basınımızın güzide mensupları ve değerli okurlar, yine bir seçim arifesindeyiz ve bugün size bir adayın günlük planını aktarmaya çalışacağım. Belediye başkan adayları için bir başucu rehberi niteliğinde de olacak olan bu yazının yıllar boyunca saklanarak elden ele ulaştırılacağını da umuyorum. </span></p>

<p><span xss=removed>5 yıl öncesinde belli olan seçim günü artık ufukta göründü ancak seçim tarihi belli olmasına ve 5 yıl öncesinden bilinmesine rağmen partilerin adaylarını açıklama konusunda nispeten gecikme yaşaması, aday adaylığı dönemini sürüncemede bırakması, adayların zaten kısıtlı olan vaktini iyiden iyiye daralttı. </span></p>

<p><span xss=removed>Şimdi sizlere uzun yıllardır dikkat çeken seçim çalışmalarından bahsetmek istiyorum. </span></p>

<p><span xss=removed>Bir belediye başkan adayının günlük programı: </span></p>

<p><span xss=removed>Açılış, sabah namazı, namaz sonrası cami cemaati ile kahvaltı, bir sivil toplum kuruluşu ziyareti (tercihen sakatlar derneği),bir kooperatif ziyareti (tercihen yapı veya taşıyıcılar kooperatifi), esnaf odası ziyareti, (herhangi bir esnaf odası), seçimde yer alan bir diğer adayla tesadüf eseri karşı karşıya gelme samimi fotoğraflar çektirme, esnaf ziyareti, vatandaşlarla sohbet, ev ziyaretleri, kapanış…</span></p>

<p><span xss=removed>Şimdi bu programı görmeyen, tanıklık etmeyen gazeteci, seçim çalışmasına katılan parti üyesi ya da vatandaş neredeyse yok gibidir. Acaba bu programların yazılı birer kural olup olmadığını da araştırdım ancak böyle bir kurala ne yazık ki hiç bir kaynakta rastlayamadım. </span></p>

<p><span xss=removed>Adaylardan biri bir yerde fotoğraf çektiriyor ki 24 Haziran seçimlerinde de daha önceki seçimlerde de hatta 5 yıl önceki yerel seçimler öncesinde de aynı yerlerde aynı fotoğraflar birkaç sima değişikliği ile çektirilmişti. Bugün de adaylardan biri nerede programa katılıyorsa 3 vakte kadar diğer aday da aynı yerde aynı kişilerle aynı fotoğrafı çektiriyor. </span></p>

<p><span xss=removed>Misal adaylardan biri şoförler odasına gidiyor, iki gün sonra diğer aday da şoförler odasında, adaylardan biri esnaf odasına gidiyor 3 günü bulmuyor diğer aday da esnaf odasında, adaylardan biri sanayi sitesi yönetimine gidiyor 2 gün sonra diğer aday da orada. Adayın biri ticaret odasına gitmesin diğeri de hemen orada. Sanki bir program belirlenmiş ve herkes bu programa riayet etmek zorundaymış gibi bir birini takip eden çalışma yapıyor. Adaylardan biri gazeteleri dolaşmaya başlıyor, ertesi gün gazetenin kapısını diğer aday çalıyor. </span></p>

<p><span xss=removed>Oysa şoförler odasının yönetimini ziyaret eden aday, şoför esnafı ile bir araya gelip ne istediğini her gün yollarda olduklarını bu nedenler trafikte ne gibi aksamalarla karşı karşıya kaldıklarını ve nasıl düzenleme yapılmasını istediklerini sormuyor. Esnaf odası yöneticileri ile buluşan aday esnafı bir araya toplayarak siz bu kent için ne yapabilirsiniz, biz sizin için ne yapabiliriz diye sormuyor. Ticaret odasına giden aday, ‘sizin 6 bini aşkın üyeniz var. Hepsini bir araya getirmek imkansız ama üyelerin sadece yüzde 2’sini bir araya getirelim ben sorunlarını dinleyeyim yapacaklarımı anlatayım’ demiyor, neden çünkü bir program ve kendisini o programa uymak zorunda hissediyor.</span></p>

<p><span xss=removed>Sanki seçimlerle ilgili bir yol haritası hazırlanmış ve her aday bu plana uyarak harita içerisinde çalışmak zorundaymış, bu çalışmaları yapmak zorundaymış gibi. Bir aday kalem bastırıyor diğer aday koliyle kalem getirtiyor. Adaylardan biri 40 yıl hatırı vardır diye paket paket kahve yaptırıyor, diğer aday koliyle poşet poşet kahve dağıtıyor.</span></p>

<p><span xss=removed>Bir birinin benzeri hareketleri sergileyen adayların seçimlere ilişkin kararı şimdiden belli olan büyük çoğunluğun kararını etkileme, değiştirmesine sebep olma şansı çok düşük. Ancak hemen her seçim bölgesinde oranı yüzde 20’lere dayanan kararını çoğu kez sandık başında yada seçime sayılı günler kara veren kararsız seçmenleri etkilemek için çalışma yapan aday seçim sonuçlarının bir birine yakın olduğu ön görülen yerlerde bir adım öne geçer. Bu nedenle aynı şeyleri değil, farklı bir şeyleri yapan seçim kazanmanın kapısını aralar benden söylemesi. Ne yapacağınıza, nasıl yapacağınıza gelince onu da münasip bir şekilde dilimiz döndüğünce anlatırız. PR şirketlerine yüzbinlerce lira ödemenize gerek yok. Ancak yine de havaya atılacak paranız çoksa, siz bilirsiniz. Tercih sizin...</span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 Mar 2019 18:03:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/8c82da4eec5cf480cb7cb1708bb5a2cf.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Soğuk Günlerin  Sıcak Kurtarıcıları</title>
                <category>Esra Şahin</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/soguk-gunlerin-sicak-kurtaricilari-22</link>
                <author>esrasahinece@gmail.com (Esra Şahin)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/soguk-gunlerin-sicak-kurtaricilari-22</guid>
                <description><![CDATA[Soğuk Günlerin  Sıcak Kurtarıcıları]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sizi bilmem ama ben tam bir yaz insanıyım. Güneş enerjisi ile çalışıyor gibiyim resmen.</p>

<p>Boğuk, karanlık, melankolik havalar hiç bana göre değil. Bence depresif bir yanı var öyle havaların.</p>

<p>Zaten ülke olarak çok psikolojisi düzgün bir millet değiliz. Bir de hava yüzünden depresyona girmek hiç hoş değil.</p>

<p>Kış mevsiminin en sevdiğim yanı kar yağması sanırım, onun da güzel Çorlumuza pek uğradığı söylenemez.</p>

<p>Aynı zamanda da hastalık ayları oluyor bu aylar maalesef. Etrafımda kime baksam bir boğaz enfeksiyon sorunu yaşıyor. Çocuklar deseniz öyle, okullarda sınıfların yarısı yok.</p>

<p>Velhasıl kelam benim sizlerle asıl paylaşmak istediğim zaten bu iç karartıcı şeyler değildi.</p>

<p>Şu soğuk günlerde, hele de dışarıdan eve geldiğimizde evdekiler sizi dumanı üstünde bir salep ile karşılasa mutlu olmaz mıydınız? Tarçını bol :)</p>

<p>Salep sevmiyor musunuz ?</p>

<p>Çay var, hem de bitki çayı. Mistik kokular eşliğinde içinizi ısıtacak.</p>

<p>Bol bol için, şifa olsun diye sizlere birkaç tarif paylaşmak istiyorum.</p>

<p>Fırsatı olan evde kendi malzemeleri ile denesin. Olmayan hazırlarla idare edebilir.</p>

<p>Kışı güzelleştiren tarifler diyorum ben onlara.</p>

<p>Kış rüzgar gibi gelip geçsin, hastalıklar terk etsin, yazın sıcağı sarsın hepimizi.</p>

<p>Hadi afiyet olsun…</p>

<p> </p>

<p><a href="http://3.bp.blogspot.com/-alCH1ZVJok8/UQvMyGPi56I/AAAAAAAAAF4/k-un6Q9Ry-k/s1600/salep.jpg"><img alt="https://3.bp.blogspot.com/-alCH1ZVJok8/UQvMyGPi56I/AAAAAAAAAF4/k-un6Q9Ry-k/s320/salep.jpg" src="https://3.bp.blogspot.com/-alCH1ZVJok8/UQvMyGPi56I/AAAAAAAAAF4/k-un6Q9Ry-k/s320/salep.jpg"></a></p>

<p><strong>SALEP</strong></p>

<p><strong>MALZEMELER</strong> (4 Fincan İçin)</p>

<p>1 Tatlı Kaşığı Salep</p>

<p>4 Su Bardağı Süt</p>

<p>4 Yemek Kaşığı Toz Şeker</p>

<p>Üzeri için Tarçın</p>

<p><strong>TARİF</strong></p>

<p>Öncelikle salep ve toz şekeri karıştırın. Daha sonra uygun bir cezve ya da pişirme kabına aldığınız karışımın üzerine sütü azar azar ve karıştırarak ilave edin. Sütü direk boşaltmanız halinde salep topaklanarak dipe çökecek ve çözmeniz mümkün olmayacaktır.</p>

<p>Sürekli karıştırarak kaynayana kadar pişirin.</p>

<p>Fincanlara aldıktan sonra üzerine tarçın serperek servis yapın.</p>

<p><a href="http://www.lezzetci.com/">www.lezzetci.com</a> dan alıntıdır.</p>

<p><a href="http://3.bp.blogspot.com/-fGxSEUB9QaE/UQvMzFRmSII/AAAAAAAAAGA/PA_F0PIrQ-A/s1600/yeşil+çay.jpg"><img alt="https://3.bp.blogspot.com/-fGxSEUB9QaE/UQvMzFRmSII/AAAAAAAAAGA/PA_F0PIrQ-A/s320/yeşil+çay.jpg" src="https://3.bp.blogspot.com/-fGxSEUB9QaE/UQvMzFRmSII/AAAAAAAAAGA/PA_F0PIrQ-A/s320/yeşil+çay.jpg"></a></p>

<p><strong>YEŞİL ÇAY</strong></p>

<p><strong>MALZEMELER</strong></p>

<p>2 su bardağı su</p>

<p>2 çorba kaşığı yeşil çay</p>

<p>Yarım limon</p>

<p>2 tatlı kaşığı bal</p>

<p><strong>TARİF</strong></p>

<p>Suyu kaynatıp, demliğe alın. Yeşil çayı ilave edip, demliğin kapağını kapatın ve demlenmeye bırakın. Yarım limonu dilimleyerek fincanlara paylaştırın. 1'er tatlı kaşığı bal ilave edip, üzerine demlenen yeşil çayı ekleyin. Sıcak olarak servis yapın.</p>

<p><em>Sağlığa faydaları:</em> Gribi önler, stresi azaltır, yorgunluk ve uyku halini ortadan kaldırır. Aynı zamanda hücre yenileyicidir. Mide ve bağırsak problemlerini hafifletir. Vücuttaki yağların yakılma sürecini hızlandıran yeşil çay, diyet yapanlar tarafından da tercih edilir.</p>

<p><a href="http://3.bp.blogspot.com/-3NxHEXRHZNE/UQvM0Trp7tI/AAAAAAAAAGQ/KcNxQcS89dY/s1600/ballı+kış+çayı.jpg"><img alt="https://3.bp.blogspot.com/-3NxHEXRHZNE/UQvM0Trp7tI/AAAAAAAAAGQ/KcNxQcS89dY/s320/ballı+kış+çayı.jpg" src="https://3.bp.blogspot.com/-3NxHEXRHZNE/UQvM0Trp7tI/AAAAAAAAAGQ/KcNxQcS89dY/s320/ballı+kış+çayı.jpg"></a></p>

<p><strong>BALLI KIŞ ÇAYI</strong></p>

<p><strong>MALZEMELER</strong></p>

<p>Bir tutam kuru papatya</p>

<p>Bir tutam hatmi çiçeği</p>

<p>1 çorba kaşığı bal</p>

<p>1 çay kaşığı çörekotu</p>

<p>İncecik bir dal çubuk tarçın</p>

<p>1 çorba kaşığı kuşburnu</p>

<p>5-6 adet kakule</p>

<p><strong>TARİF</strong></p>

<p>Tüm malzemeleri demliğine koyun. Alt haznede suyu kaynatın. Çayın üzerine kaynar suyu ekleyip, birkaç dakika bekletin ve sıcak servis yapın.</p>

<p><a href="http://4.bp.blogspot.com/-b0tn27BiZyM/UQvUjoejLFI/AAAAAAAAAGg/5a7fC-ine2s/s1600/sağlık+çayı.jpg"><img alt="https://4.bp.blogspot.com/-b0tn27BiZyM/UQvUjoejLFI/AAAAAAAAAGg/5a7fC-ine2s/s320/sağlık+çayı.jpg" src="https://4.bp.blogspot.com/-b0tn27BiZyM/UQvUjoejLFI/AAAAAAAAAGg/5a7fC-ine2s/s320/sağlık+çayı.jpg"></a></p>

<p><strong>SAĞLIK ÇAYI</strong></p>

<p><strong>MALZEMELER</strong></p>

<p>Yarım limonun suyu</p>

<p>4 adet karanfil</p>

<p>1 çorba kaşığı yasemin</p>

<p>1 adet çubuk tarçın</p>

<p>2 su bardağı su</p>

<p>6 çorba kaşığı portakal suyu</p>

<p><strong>TARİF</strong></p>

<p>Zencefil, çubuk tarçın ve yasemin çayını demliğe alın. Üzerine kaynar su ekleyin. Su dolu çaydanlığın üzerinde yarım saat demleyin. Ateşten aldıktan sonra çayı süzgeçten geçirin. Ilık portakal ve limon suyunu ekleyip, karıştırın. Sıcak olarak servis yapın.</p>

<p>Tarifler <a href="http://www.sofra.com.tr/">www.sofra.com.tr</a> den alıntıdır.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Jan 2019 16:40:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/29116974f1af2664d43e96272c832cfe.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Nasıl Aday Oldu?</title>
                <category>Serdar Şahin - Çözümleme</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/nasil-aday-oldu-21</link>
                <author>ssahincorlu@gmail.com (Serdar Şahin - Çözümleme)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/nasil-aday-oldu-21</guid>
                <description><![CDATA[Nasıl Aday Oldu?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hemen her gün altına imzamı attığım haberlerle karşınızda, sesimi duyduğunuz haber ve yorumlarla yanınızda yer alsam da uzun zamandır ihmal etiğim köşe yazıları ile de elimden geldiğince, dilimin döndüğünce paylaşımda bulunmak istedim. Bugünkü yazımda yaklaşan yerel seçimler öncesi Kadir Albayrak yeniden nasıl aday oldu, Cüneyt Yüksel neden Süleymanpaşa’yı tercih etti konusuna değinmeye çalıştım.</p>

<p><strong>Kadir Albayrak nasıl aday oldu?</strong></p>

<p>Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak Mestan Özcan’ı açıklamasının ardından gözlerin çevrildiği Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) aday olarak mevcut başkan Kadir Albayrak’ı açıkladı.</p>

<p>Pekiyi ne oldu nasıl oldu da eleştiri oklarının hedefinde bulunan hatta iddialara göre biri genel başkan yardımcısı da olan Tekirdağ Milletvekilleri istememesine rağmen Kadir Albayrak yeniden aday gösterildi.</p>

<p>Genel merkez nazarında kulis yapma becerisi diğer siyasilere nispeten düşük olduğu değerlendirilen Kadir Albayrak’ın nasıl yeniden aday olduğu konusuna gelince,</p>

<p>1-Kurucu başkan olarak seçilen Kadir Albayrak görev süresinin ve enerjisinin büyük bölümünü teşkilatlanma ile geçirdi. Kaldı ki hali hazırda, büyükşehir belediyesinin genel sekreteri, basın yayın ve halkla ilişkiler daire başkanı, TESKİ genel müdürü gibi önemli noktalarda görevler vekaleten yürütülüyor.  Bu nedenle Albayrak’a genel merkez tarafından ikinci bir başkanlık süresi verildi.</p>

<p>2- Görev süresinde 11 ilçeye 11 okul gibi önemli bir projeye imza atarak tamamlamasına karşın diğer pek çok proje başlamasına karşın ilk dönemde tamamlanmadı. Bu projelerin tamamlanması için genel merkez tarafından Kadir Albayrak’a ek bir süre daha verildi.</p>

<p>3- Kadir Albayrak Tekirdağ İl Genelindeki 12 kurultay delegesi içerisinde yer alıyor. Ergene Belediye Başkanı Rasim Yüksel ile birlikte iki belediye başkanından biri. Genel kurul süresince Kadir Albayrak’ın mevcut genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu tarafında saf tutması ve Muharrem İnce ekibine imza vermeyerek Kılıçdaroğlu lehine oy kullanması.</p>

<p>4-Aday değişikliği Tekirdağ’da 12-0 kazanan CHP’nin vatandaştan eleştiri alan ve hem başarısızlık hem de beceriksizlikle suçlanan belediyeler ile ilgili eleştirilerin kabul edilmesi manasına gelecekti. Oysa CHP Genel Merkezi ve CHP Genel Başkanı CHP yönetiminde olan belediyelerin başarılı olduğunu öne sürüyor. Bu iddiasında ısrar ediyordu. Hatta Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu bir grup toplantısında adını doğru söyleyemeyerek Muğla dese de Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin 11 ilçeye 11 okul projesinden bahsederek Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı’ndan övgü ile bahsetmişti. Bu nedenle başarılı olduğunu ısrarla savunduğu belediye başkanı ile devam etmesinden daha doğal bir şey olamazdı.</p>

<p>Tüm bu nedenler alt alta üst üste toplandığında da Kadir Albayrak CHP’nin yeniden adayı oldu.</p>

<p>Açılımını daha sonra yapmak kaydıyla kısaca AK Parti’nin Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mestan Özcan ve il başkanı Cüneyt Yüksel’in neden büyükşehir değil de Süleymanpaşa’dan aday adayı olduğu ile ilgili de bir değerlendirme yapmak gerekirse;</p>

<p>AK Parti Tekirdağ İl Başkanı Cüneyt Yüksel, 2016 yılının Ağustos ayından bu yana yaklaşık 28 ay il başkanlığı yapmasına rağmen, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na değil de 2014 – 2016 yılları arasında ilçe başkanlığını yaptığı Süleymanpaşa’dan aday adayı oldu. Sadece bu bile gösteriyor ki AK Parti’nin Süleymanpaşa’da seçim kazanma olasılığı Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nde seçim kazanma olasılığından daha fazladır. Eğer aksi bir durum olsaydı Tekirdağ teşkilatının başında olan Cüneyt Yüksel’in adaylık tercihi de insanın doğası gereği farklı olurdu. </p>

<p>Gelecek yazımda AK Parti ile ilgili bu yazımda yaptığım değerlendirmeye ek yapmakla birlikte CHP’nin açıkladığı ilçe adayları, açıklamadıkları, açıklananların neden açıklandığı, açıklanmayanların ise neden açıklanmadığı konularına değinmeye çalışacağım.</p>

<p>İlgiyle takip ettiğiniz, sabırla okuduğunuz ve yazının sonuna kadar geldiğiniz için teşekkür ederim…  </p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 22 Dec 2018 18:06:52 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/8c82da4eec5cf480cb7cb1708bb5a2cf.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Adaylar neye aday</title>
                <category>Murat Sevgi</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/adaylar-neye-aday-20</link>
                <author>muratsevgi@hotmail.com (Murat Sevgi)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/adaylar-neye-aday-20</guid>
                <description><![CDATA[Adaylar neye aday]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>      <strong>Popüler kültürün ‘kentleşme’ yanılgıları idarecilerin duyularını köreltiyor. Kentlerin büyüklükleri altında ezilen kentsel endüstriler, çığlıkları; kentli olamama travmasına bağlıyor. Sürekli büyüyen ve çoğalan olmanın içinde gizli değişimi ‘dinamizm’ ile karıştırıyoruz. Bu yanılgı, teori ve pratik arasında kısılan, </strong>- zaten çoğu yetersiz ve vasıfsız olan-<strong>idarecinin iradesinde yetersizliğe sebep oluyor. Sonuçta kent, olgunlaşmamış kentlinin kendini bulabildiği bir yere; köye dönüşüyor.</strong></p>

<p>* * *</p>

<p>            Yaşadığımız topraklar insan medeniyetinin ilk filizlerinin yeşerdiği, ilk yerleşimlerin kurulduğu, mitoloji, bilim, sanat, felsefe ve edebiyatın ilk örnekleri ile yoğrulmuş büyük bir açık hava müzesidir. Böylesine değerlerin üzerinde yaşamamıza rağmen kentleşme ile tanışmamız çok eski değildir. Nüfusumuzun bir kısmı bugün bile yerleşik hayat ile tanışamamış, halâ göçebe yaşamını sürdürenler, Toros Dağları’nın yaylaları ile daha iç bölgelerdeki bozkırlar arasında gidip gelen bir hayat tarzını devam ettirmektedir. Ege Bölgesinde Balıkesir ve Çanakkale’ye kadar uzanan coğrafyada göçebelik günümüzde de sürmektedir.</p>

<p>            Bütün göçebeler bunlarla sınırlı değil. Aslında ülkemizin büyük bir bölümü durmak yorulmak bilmez bir göç halindedir. Evet, bizler, ağır çekimde oynatılan bir filmin içindeyiz. Görüntünün hızını biraz arttırınca büyük bir yayıkta çırpılan sütün içindeki yağ zerrelerinin tereyağı topakları haline gelmesi gibi KENTLEŞİYORUZ. Önce küçük kentlere, buralarda hayat şansı bulamayınca daha büyük kentlere ve sürekli batıya gidiyoruz. Bu yavaş süreçte bir ömür süren uzun ve tek periyotlu göç akışı yaşanıyor.</p>

<p>            Son durak, genelde “en Batı” olarak görülen; Akdeniz, Ege ve Marmara Bölgelerinin yerleşim noktaları oluyor. Bu yerleşim noktaları küçük ebru küvetindeki boya damlalarının su yüzeyine yayılışı gibi, yahut yağ lekesi gibi büyüyor. Tüm yüzey kaplanıp boşta hiçbir nokta kalmayıncaya kadar sürecek büyüme hayalleri çok tehlikeli gelişmelerin yakın gelecekte yaşanmasına sebep olacak! İnsan dünya üzerindeki tek canlıymış gibi, hoyratça, rahat ve saygısız tavrını sürdürmeye devam ederse bir süre sonra sert bir duvara çarparak durmak zorunda kalacak! Bunu doğanın kendi varlığını koruma pahasına yapacağı sihirli bir müdahale olarak da görebilirsiniz... Kentleşme ve yapılaşma (sanayi, tarım, turizm ve diğer sektörel yapılaşmalar da dahil) “KSİ: Kontrolsüz Serbestlik İlkesi”ne (Bu ilke; yeni dünya düzeni üzerinde etkili olan ‘Küresel İktisat’ modelinin bir parçası. Daha önceki yazılarımda detayları ile anlatmıştım. İnternet’de rahatça bulabilirsiniz.) KSİ, uygun şekilde, isteyenin, istediği yere, istediği yapıyı, öyle yahut böyle yapması şeklinde yürüyen bir süreç var. <strong>Popüler kültürün ‘kentleşme’ yanılgıları idarecilerin duyularını köreltiyor.</strong> Milyonların oluşturduğu göç dalgası dev bir tsunami gibi hukukun, bürokrasinin ve idarecilerin; kısacası, ‘erk’i elinde tutanın kalesine olanca hızı ile çarpıyor. Yönetim, yönetenler yahut liderler eli ile verdiği tavizler sayesinde bu kalede küçük delikler açtığının farkında bile değil.<strong>Kentlerin büyüklükleri altında ezilen kentsel endüstriler, çığlıkları; kentli olamama travmasına bağlıyor.</strong> Ama kentli olmanın eksikleri giderilmeden, bağışıklık kazanması sağlanmadan verilen yüksek dozlu popüler kültür büyük sancılara sebep oluyor. Bu sancının en aza indirilmesi için toplum olmanın önemli birleştiricileri güçlendirilmek zorunda! Bunlar; iletişim, ortak duygular hissetmek ve bu duyguların gerektirdiği davranışları yapabilme yeteneğidir.</p>

<p>            <strong>Sürekli büyüyen ve çoğalan olmanın içinde gizli değişimi ‘dinamizm’ ile karıştırıyoruz.</strong> Aynı apartmanda yaşayıp birbirlerinden habersiz aileler, olup bitenleri sonrasında öğrenen dostlar, çevresine duyarsız bireylere dönüşmemize sebep oluyor. Kendi göç etmese bile çevresi sürekli değişen birey, göç yaşayan diğer bireyler gibi etkileniyor. Bu süreçte yerleşik kültür de zarar görüyor. Küçük kentlerde geçmişten gelen süreklilikler, geleneksel davranışlar, yerel kültürler büyümenin etkisi ile eriyor! Böylece çekirdek kentli nüfus da çevresinde yaşanan hormonlu büyümenin bir parçası oluyor. Buna rağmen ‘yerli’ ve ‘gurbetçi’ şeklinde iki ayrı tanımlama yeni oluşan kentlerdeki yapay toplumun bütünleşme sorunlarının sebebi olarak görülüyor. <strong>Bu yanılgı, teori ve pratik arasında kısılan, </strong>- zaten çoğu yetersiz ve vasıfsız olan- <strong>idarecinin iradesinde yetersizliğe sebep oluyor.</strong></p>

<p>            Sanayileşmenin ilk yıllarından beri hedef olarak seçtiğimiz ‘Batı’, her alanda olduğu gibi kentsel sorunlarla da bizden önce tanışmış. 20. YY. ortalarında ‘<strong>Kentsel Dönüşüm’</strong>, ‘<strong>Toplu Konut’</strong>, ‘<strong>Sanayi Bölgeleri</strong>’ ve ‘<strong>Kentsel Modelleme Sistemleri</strong>’ geliştirmiş. Hem sosyolojik (toplumbilim, kentbilimi, kent kültürü ve kentlilik) hem de kentsel endüstri (ulaşım, elektrik, yakıt, su, atık ve artıkların bertaraf sistemleri) olarak metodolojileri bulunan bilimsel teknikler üretilmiş. Bilimsel yaklaşımları, Batı toplumunun sosyal yapısına göre belirlenmiş bu modeller bizim kültürel yapımızla pek uymayan uygulamaları sadece ‘salt bilimsel gerekçeler’ ile uygulamaya koyma girişimlerini tetiklemiş.</p>

<p>            Batı toplumlarının yuvarlak hatlı ‘kentlilik elbisesi’ bizim köşeli yapımıza tam uymamış. İyileştirme yapalım, fayda sağlayalım derken; yepyeni kültürel sorunların oluşmasına sebep olmuşuz. Bu çarpıklıkları fark edenler kendi bildiği şekilde çözme yoluna gitmiş, halen de gitmeye devam ediyor. <strong>Sonuçta kent, olgunlaşmamış kentlinin kendini bulabildiği bir yere; köye dönüşüyor.</strong></p>

<p>* * *</p>

<p><strong>ÇÖZÜM NE?:</strong></p>

<p>            Çözümün, göçü durduracak politikalarda olduğunda hiç kimsenin şüphesi yok. Ama bu sağlanamadığı sürece mevcut duruma en uygun politikaları geliştirmek, idarecilere stratejik hizmet sunanların görevi. Bu görevi yerine getirecek olanlar: Mevcut travmanın tedavisini yaparken bir yandan da yeni gelenlerin süreçte en az zararı yaşaması için çözümler geliştirmekle yükümlüler. İdareciler, stratejik kent gelişim planları hazırlanırken popüler kültürün tabandan gelen istekleri karşısında DİK DURABİLECEK, gerekli kararlılığı ve iradeyi gösterebilen kişiler olmak zorunda!</p>

<p>* * *</p>

<p>            İdareci, mevcutla idare etmek yerine en iyiye, buna ulaşamasa bile daha iyiye ulaşacak iradeye sahip olmadığı müddetçe: Toplumun, popüler kültürün vasıfsız değerleri ile idare etmekten başka şansı kalmaz! Ama idareci, gerekli ‘iradeyi’ gösterebilirse; dik duruşunun ödülünü, toplumun değişimini görerek alır! Bu da, bir döngüdür ama işte o andan itibaren ‘kısır’ değildir!</p>

<p>            İyi, çok iyiyi; çok iyi, en iyiyi; en iyi, mükemmeli tetikler.</p>

<p>            Bir de bakmışsınız, olmuş!</p>

<p>            Buna kısaca: “<strong>Başarı, başarıyı doğurur!</strong>” diyoruz.</p>

<p>            Hep sevgi ile kalın.</p>

<p>            <strong>Murat SEVGİ</strong></p>

<p>            <a href="http://xn--gncel-kva/2015/2015/MuratSevgi" target="_blank">http://twitter.com/MuratSevgi</a></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 26 Nov 2018 17:50:02 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/bd21315b6d19c3a5ba8d773bf776ad25.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KROPLU VE FULL-FRAME</title>
                <category>Onur Orhan - Açık Diyafram</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/kroplu-ve-full-frame-19</link>
                <author>nahroruno@yahoo.com (Onur Orhan - Açık Diyafram)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/kroplu-ve-full-frame-19</guid>
                <description><![CDATA[KROPLU VE FULL-FRAME]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p xss=removed><span xss=removed>Aynalı ve aynasız makineler arasındaki farkları öğrendikten sonra bütçenize göre makinelere göz gezdirdiğinizi düşünüyorum. Burada marka belirtmeden (en azından şimdilik) kroplu ve full-frame dediğimiz makinelerden bahsedelim. Kroplu dediğimiz makineler daha küçük sensöre sahip makinelerdir. Full-frame dediğimiz makineler ise standart 35 mm’ye denk gelen sensörlere sahip makinelerdir. Marka ne olursa olsun sensörler arasında öyle devasa farklar yoktur aslında. İşi belirleyen yazılımlardır diyebiliriz. Örneğin; bir markanın gövdesi parçaları tamamı ile aynı olan makinelerinden biri videoda daha üstünken, diğeri fotoğraf çekmede daha üstün. İşin aslı şu ki istediğiniz bütün özellikleri içinde barındıran makineleri üretmiyorlar. Nede olsa pazarlama taktiği. Hem video, hem fotoğraf işi ile uğraşan biri tek makine alacağına iki makine alıyor ve böylece iki katı para kazandırmış oluyor. En azından aynı marka makineleri aldığınızda lensleri ikisinde de kullanarak biraz kar etmiş oluyorsunuz.</span></p>

<p xss=removed><span xss=removed>Fotoğraf makinesi almadan önce genelde kit lens dediğimiz lensler başlangıç olarak işinizi görecektir. Ama dediğim gibi fotoğraf çekmeye devam ettiğiniz sürece asla tek lens işinizi görmez. Ve bu işte asıl işi yapan lens olduğundan, ilk alırken ne fotoğrafı çekmek istediğinize karar verin ve ona göre alımınızı yapın derim. Tabi ne tür fotoğraf çekmekten hoşlandığınızı aslında birazda çekerken anlayacaksınız. 18-105 mm, 18-135 mm kit lensler aslında uzun bir süre işinizi görür. Ama yeni ürünlerde 24-70 mm civarı lensler de kit lens olarak karşımıza çıkmaya başladı. Tabi dediğim gibi makineyi alırken size seçenekleri sunuyorlar. </span></p>

<p xss=removed><span xss=removed>Şimdi kroplu ve full-frame farkına değinelim. Yine çok teknik konulara girmeden anlatmaya çalışayım. Kroplu makinelerde 1,5 veya 1,6 dediğimiz çarpanlar vardır. Markaya göre değişiyor. Ben 1,5 çarpana göre anlatacağım. Nedir bu çarpan? Lensler de kullanılan milimetre cinsinden ifadeler sizin bakış açınızı belirtir. Milimetre değeri ne kadar küçük ise o kadar fazla bakış açısına sahip olursunuz. Ve elbette hepsinin kendine göre özellikleri var ve o apayrı bir konu. Full-frame bir makineye takmış olduğunuz 50 mm lens ile 50 mm’ye karşılık gelen bakış açısına sahip olursunuz. Ama kroplu bir makineye taktığınız 50 mm lens, 50x1,5=75 mm lik bakış açısına sahip olacaktır. Aynı şekilde full-frame bir makineye 24-70 mm lik lens yine bu bakış açılarını verecektir. Fakat kroplu makinede 1,5 ile çarptığınızda 36-105 mm ye karşılık gelecektir. Bu bazı durumlarda dezavantaj, bazı durumlarda ise avantajlı bir durum. Çarpan meselesi farklardan biri. Aynı zamanda şunu da unutmamak gerekir ki büyük sensörler her zaman daha iyi sonuçlar verir. Ama burada fotoğrafı ne için çektiğinize bağlı. Eğer ticari bir faaliyet içindeyseniz elbette full-frame bir makine kullanmalısınız. Ama hobi amacı ile fotoğraf çekiyorsanız, kroplu makineler fazlası ile işinizi görecektir. Özellikle aynasız makinelerde kroplu makineler full-frame makinelere göre oldukça küçük ve hafif oluyor. Aynalı makinelerde de bu kadar olmasa da bir fark var. 35-50 cm veya 50-70 cm fotoğraf baskısı alıp duvarınıza asabilirsiniz fotoğrafları. Bu boyutlarda çok büyük farklılıklar olmaz. O yüzden daha önceden dediğim gibi hobi amaçlı çekim yaparken daha büyük gövdeye sahip bir makine taşıyarak kendinizi zahmete sokmamış ve yormamış olursunuz. </span></p>

<p xss=removed><span xss=removed>Ben her ne kadar size fotoğraf makinelerini ve farklarını anlatsam da, siz bu hobiye devam ettiğiniz sürece fotoğraf makineniz de, lensleriniz de, elinizdeki ekipman ne varsa asla size yetmeyecektir. Çünkü teknoloji her geçen gün hızlı bir şekilde ilerliyor. Bundan önce kullandığım setimde 5 adet lensim vardı. Elbette hepsini sürekli kullanmıyordum ama olsun. Gerekli olduğunda çantanızda o işi görecek lensinizin olması güzel bir duygu. </span><span xss=removed>????</span></p>

<p xss=removed><span xss=removed>Ve son olarak bugünkü yazımıza bir dipnot: Bugüne kadar yapmış olduğum hobilerim, işlerim hep karşılıklı iletişimin olduğu türdendi. Öğretmenlik yaparken sınıfta sürekli öğrencilerle iletişim halindeyiz, radyo programı yaptığımda dinleyicilerin programa katılması ile iletişim sağlardık, tiyatro oynadığımda seyircilerin tepkileri oyun sırasında gelirdi. Köşe yazısı yazma olayı biraz garip geldi bana doğrusu. Okunuyor fakat karşılıklı iletişim olmadığından garipsiyorum. Aslında bundan dolayı aşağıda sosyal medya hesaplarımın adreslerini paylaşıyorum. Sizlerle iletişime geçebilmek için. Yazıyorum, fotoğraf konusunda bildiklerimi sizlere aktarmaya çalışıyorum. Ama sizlerle iletişim içinde olduğumda emin olun işim daha kolay olacak. Kafanıza takılanları, merak ettiklerinizi bana sosyal medya aracılığı ile sorabilirsiniz. Bende size köşemizden cevap vererek böylece iletişimimizi tamamlamış oluruz. </span></p>

<p xss=removed><span xss=removed>Gelelim bugünün kelime bölümüne;</span></p>

<p xss=removed><strong><span xss=removed>Görüş Açısı :</span></strong><span xss=removed> Bir kişinin net görebildiği alan, açı</span></p>

<p xss=removed><strong><span xss=removed>Bakış Açısı :</span></strong><span xss=removed> Vizörden baktığınızda gördüğünüz alan, açı</span></p>

<p xss=removed><span xss=removed>Kalın sağlıcakla, görüşmek dileğiyle…</span></p>

<p xss=removed><span xss=removed>Onur ORHAN</span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><a href="https://www.instagram.com/nahroruno/">https://www.instagram.com/nahroruno/</a></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><a href="https://www.facebook.com/runonahro/">https://www.facebook.com/runonahro/</a> </span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Oct 2018 15:49:48 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/d12cd2eb0f0f0c66b38f23a0e6a2197f.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kafalar Karışık</title>
                <category>Levent Silistre</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/kafalar-karisik-18</link>
                <author>leventsilistre@gmail.com (Levent Silistre)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/kafalar-karisik-18</guid>
                <description><![CDATA[Kafalar Karışık]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span xss=removed>Hem güzel hafta sonları hem de güzel bir hafta sizinle olsun… </span></p>

<p><span xss=removed>Çorlu’nun sevilen Kaymakamı Levent Kılıç Manisa Salihli’ye, Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Cafer Sarılı Çorlu’ya atandı. Her iki Kaymakama yeni görev yerlerinde başarılar diliyorum ancak yeni Kaymakam Cafer Sarılı verdiği mesajlarla Çorlu’da bazı şeylerin tozunu attıracak gibi görünüyor. </span></p>

<p><span xss=removed>Siyaset hareketlenmeye, ateşlenmeye ve kızışmaya başladı. Böyle olunca da sahalarda olmayan siyasiler şimdi sahalara indi, ortalarda görünmeye başladı. Facebook’ta bol bol görür olduk. Kahvehane ziyaretleri, eski partilileri ziyaretler, açılışlara katılmalar, orda olayımlar, burada olayımlar. AMA artık kimse bunları yemiyor, bilesiniz…</span></p>

<p><span xss=removed>CHP’de aday adaylığı rüzgarı esiyor, AK Parti’de ses seda yok. AK Parti, yerli aday mı olsun, yerli aday olmasın mı tartışmasına düşmüş. </span></p>

<p><span xss=removed>Sahi AK Parti Tekirdağ’da neden aday bulamıyor? Şimdiye kadar herkes kaçak dövüşüyor. Yoksa yine Mustafa Yel’i aday olarak mı göreceğiz?</span></p>

<p><span xss=removed>AK Parti İl Başkanı Cüneyt Yüksel, Büyükşehir’e mi yoksa Süleymanpaşa’ya mı aday olacak.</span></p>

<p><span xss=removed>Yerelde herkesin kafası karmakarışık! Vatandaşlar, partililer bile rüzgarın nereye eseceğini kestiremiyor. O yüzden de şuan için sadece izlemekle yetiniyorlar. </span></p>

<p><span xss=removed>CHP’de ise Genel Başkan Yardımcısı ve Parti sözcüsü aynı zamanda Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak’ın işi çok zor. Nasıl karar verecek, herhalde bazı yerlere sandık koyacak. Başka türlü işin içerisinden zor çıkacak gibi görünüyor. </span></p>

<p><span xss=removed>Süleymanpaşa’da mevcut belediye başkanı Ekrem Eşkinat mı, yoksa Faik Öztrak’ın prensi İlker Yağcıoğlu mu?</span></p>

<p><span xss=removed>Çorlu’da Belediye başkanı Ahmet Sarıkurt mu, yoksa mavi rüzgarı estiren Yıldıray Arıcı mı? Yoksa 3. Bir aday mı?</span></p>

<p><span xss=removed>CHP Tekirdağ Milletvekili ateşli ve heyecanlı siyasetçi İlhami Özcan Aygun Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’ne aday olur mu?</span></p>

<p><span xss=removed>Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Volkan (Partilerin Prensi) yerel seçimlerde ne yapacak? Aday olacak mı? Gelen teklifleri kabul edecek mi?</span></p>

<p><span xss=removed>Çorlu’nun eski belediye başkanı Ünal Baysan? Ne yapacak, nasıl bir hamle yapar? Şuan herkes onun nasıl bir hamle yapacağını merak ediyor?</span></p>

<p><span xss=removed>CHP’nin eski milletvekili Emre Köprülü ile Çorlu’nun eski Belediye Başkanı Ünal Baysan kol kola girer mi? Girerse ne olur? Tekirdağ’da bazı taşların yeri oynar mı? </span></p>

<p><span xss=removed>MHP ve İYİ Parti’de durumlar ne olacak… İttifak olursa seçimlerin kazananı kim ve kimler olacak!</span></p>

<p><span xss=removed>Şuan için aklımıza gelen sorular bunlar, bakalım önümüzdeki günler bize neler gösterecek…</span></p>

<p><span xss=removed>Sevgiyle kalın… Mutlu ve neşeli haftalar…</span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 07 Oct 2018 17:07:34 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/c44f26fb7076419965f9f99d2ee9acc3.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aynalı mı, Aynasız mı?</title>
                <category>Onur Orhan - Açık Diyafram</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/aynali-mi-aynasiz-mi-17</link>
                <author>nahroruno@yahoo.com (Onur Orhan - Açık Diyafram)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/aynali-mi-aynasiz-mi-17</guid>
                <description><![CDATA[Aynalı mı, Aynasız mı?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AYNALI MI, AYNASIZ MI?</strong></p>

<p>Yolumuza telefonla çekim yaparak mı, yoksa fotoğraf makinesi ile mi devam edeceğimize karar verdiğimizi düşünüyorum.</p>

<p>Fotoğraf makinesi ile devam edeceklerden fotoğraf makinesi olmayıp alacaklara ya da değiştirecek olanlara aynalı ve aynasız fotoğraf makineleri arasındaki farklardan bahsedelim bu yazımızda. Elimden geldiğince teknik detaylara girmeden anlatmaya çalışacağım. Ve bu ve bundan sonraki yazılarımızda yazımızın son kısmında küçük sözlükler paylaşacağım sizlerle. Öğrenirken bazı teknik kelimeleri de öğrenelim istedim.</p>

<p>Aynalı fotoğraf makinaları, adından da anlaşılacağı üzere içinde ayna sistemi barındıran fotoğraf makineleridir. Lens(objektif)ten giren ışınlar(ya da görüntü) sensörün önünde bulunan 45 derecelik aynadan yansıyarak vizöre ulaşır. Tabi burada doğrudan vizöre ulaşmaz görüntü. Aynadan sonra penta prizma dediğimiz beşgen prizmadaki yansımalardan sonra vizöre ulaşır. Bu arada aynalı fotoğraf makinelerinin vizörüne <strong>OPTİK VİZÖR</strong> denir. Deklanşöre tam olarak bastığımızda ayna kalkar, vizörde görüntü kaybolur, perde açılır, ışık(görüntü) sensöre düşer ve fotoğraf oluşur. Belirlenen perde hızı süresinde ayna havada kalır ve perde açık kalır. Bu süre bittiğinde ayna yine eski pozisyonuna geri döner.</p>

<p>Aynasız fotoğraf makinelerinde adından da anlaşılacağı üzere ayna mekanizması, dolayısıyla penta prizma da bulunmaz. Işık(görüntü) doğrudan sensörlere ulaşır ve vizörde de canlı bir görüntü değil, dijital bir görüntü oluşur. Bu vizöre de <strong>DİJİTAL VİZÖR</strong> diyoruz. Çünkü vizörün olduğu yerde de arkadaki ekranda görebildiğiniz her şeyi görebildiğiniz küçük bir ekran var. Geriye kalan her işlem aynıdır diyebiliriz.</p>

<p>Her şey aynı ise neden bu aynalı, aynasız tantanası diye düşünebilirsiniz… Evet sonuç olarak ikisi de fotoğraf çekiyor. Mantık aynı fakat elbette ikisi arasında farklar mevcut. Öncelikle aşağıdaki görselleri inceleyelim ve farkları sıralayalım.</p>

<p><img alt="" src="/images/haberici/aynali_aynasiz.jpg" xss=removed></p>

<table border="1" cellspacing="0" class="MsoTableGrid">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p> </p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>AYNALI</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>AYNASIZ</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Ayna Mekanizması</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Var</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Yok</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Perde Mekanizması</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Var</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Var</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Vizör</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Optik</strong></p>

   <p>Optik vizörde az önce de bahsettiğimiz gibi aynadan yansıyan gerçek görüntüyü görürüz. Deklanşöre bastığımızda vizör kararır ve çekim bitene kadar bir şey görünmez.</p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Dijital</strong></p>

   <p>Elektronik vizör aslında küçük bir ekran. Makinenin arkasında bulunan ekranda görebildiğiniz her şeyi oradan da görüyorsunuz. Mesela fotoğraf çektiğinizde makineyi indirip arka ekrana bakmanıza gerek yok, çünkü dijital vizörde çektiğiniz fotoğrafı görebiliyorsunuz. Hatta vizörden bakarak menü de bile gezebilirsiniz. Aynı zamanda  manuel netleme yaparken otomatik olarak nesneye yaklaşarak ve net alanları boyayarak daha iyi bir netleme yapmamızı da sağlar. </p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Ekran</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Var</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Var</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Lens Değiştirme</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Evet</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Evet</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Gövde</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Aynasıza göre daha büyük</strong></p>

   <p>Görselde de gördüğünüz gibi ayna ve beşgen prizmadan dolayı gövde daha büyük.</p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Aynalıya göre daha küçük</strong></p>

   <p>Görselde de gördüğünüz gibi ayna ve beşgen prizma olmadığından gövde daha küçük</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td rowspan="2">
   <p><strong>Ağırlık</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Daha ağır</strong></p>

   <p>Yukarıdaki özellikten dolayı daha ağır gövdeye sahip</p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Daha hafif</strong></p>

   <p>Yukarıdaki özellikten dolayı daha hafif bir gövdeye sahip</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="2">
   <p>Ne kadar fark olabilir demeyin. Evet, o farklar gramlarla ifade ediliyor ama çok şey fark ediyor.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Sensör</strong></p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p><strong>Her ikisinde de aynı sensörler kullanıyor.</strong></p>

   <p>Sensörlerdeki fark markaların ürettiği modellere göre farklılık gösterir. Ama Full-frame dediğimiz makinaların sensörleri aynıdır. Aynı şekilde croplu dediğimiz makinaların da sensörleri aynıdır.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Lens Çeşitliliği</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Daha çok</strong></p>

   <p>Yıllardır kullanılan bir teknoloji olduğundan markaların kendi lensleri dışında, diğer lens markalarının da çıkardığı lenslerle birlikte daha lens seçeneği mevcuttur.</p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Daha az</strong></p>

   <p>Aynalı makinelere kıyasla daha yeni bir teknoloji olduğundan lens seçenekleri daha azdır. Hatta kendi markaları haricinde diğer lens firmaları daha yeni yeni üretmeye başladı.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Keskinlik</strong></p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p><strong>Aynasız makinalar daha keskin</strong></p>

   <p>Aynasız makinaların flanş mesafesi daha kısa olduğundan daha keskin görüntüler elde edilir. Ama bu bizim gözlerimizle ayırt edebileceğimizden daha az bir farktır diyebiliriz. Aynı zamanda kullanılan objektiflerin de keskinliği belirleyici asıl faktör olduğunu unutmayalım.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Seri Çekim</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Daha yavaş</strong></p>

   <p>Her fotoğraf çekiminde ayna mekanizmasının açılıp kapanmasından dolayı daha yavaş</p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Daha hızlı</strong></p>

   <p>Ayna mekanizması olmadığından daha hızlı. Ama itiraf etmek gerekir ki, aradaki fark fazla değil.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Video Çekim</strong></p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p><strong>Aynasız makinalar burada daha iyi</strong></p>

   <p>Bu özellik elbette videoyu ne için çektiğinize göre değişir.</p>

   <p>Kendinize hobi amaçlı çekimler yapacaksanız aynalılar fazlasıyla işinizi görür. Ama profesyonel çekimler yapacaksanız, aynasızlar bir tık önde diyebiliriz.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Batarya</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Ortalama 900 fotoğraf</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Ortalama 300 fotoğraf</strong></p>

   <p>Gövdenin küçük olması dolayısıyla pilin de küçük olması, pili harcayan özelliklerin fazla olması sebepleri ile bir pil ile daha az fotoğraf çekiliyor. Fakat gün geçtikçe yeni modellerde bunu da çözmeye başladılar.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Fiyat</strong></p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p><strong>Aynasızlar biraz daha pahalı</strong></p>

   <p>Aslında artık her bütçeye uygun fotoğraf makineları bulunuyor. Ama dediğim gibi aynasızlar ve hatta lensleri de biraz daha pahalı.</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p> </p>

<p>Elimden geldiğince teknik detaylara girmeden aynalı ve aynasız fotoğraf makinalarının ne olduğunu ve aralarındaki farkları sizlere aktarmaya çalıştım. Karar vermenize yardımcı olabilmişimdir umarım. Ama tabi ki fotoğraf makinelerini seçmek zor iştir. Ve bu böyle bir yazıyla olacak şey değil. Dolayısıyla önümüzdeki yazılarımızda da nasıl fotoğraf makinesi seçilir anlatmaya çalışacağım.</p>

<p>Gelelim bugün kullandığımız kelimelere:</p>

<p><strong>FLANŞ MESAFESİ : </strong>Lensin en arkasındaki optik malzemesi ile sensör arasındaki mesafe.</p>

<p><strong>SENSÖR : </strong>Eskiden kullanılan filmlerin yerlerini alan elektronik görüntü algılayıcılar.</p>

<p><strong>VİZÖR :</strong> Fotoğraf makinelerinde konuyu kadrajlamaya (çerçevelemeye) yarayan düzenek, bakaç, viewfinder system.</p>

<p>Görüşmek dileğiyle…</p>

<p>Onur ORHAN</p>

<p><a href="https://www.instagram.com/nahroruno/">https://www.instagram.com/nahroruno/</a></p>

<p><a href="https://www.facebook.com/runonahro/">https://www.facebook.com/runonahro/</a></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 05 Oct 2018 18:37:13 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/d12cd2eb0f0f0c66b38f23a0e6a2197f.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Telefon Mu, Fotoğraf Makinesi Mi?</title>
                <category>Onur Orhan - Açık Diyafram</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/telefon-mu-fotograf-makinesi-mi-16</link>
                <author>nahroruno@yahoo.com (Onur Orhan - Açık Diyafram)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/telefon-mu-fotograf-makinesi-mi-16</guid>
                <description><![CDATA[Telefon Mu, Fotoğraf Makinesi Mi?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>“Hangi makineyi almalıyım?” sorusu en çok karşılaştığımız sorulardan biridir. Bu soruya cevap vermeden önce “Makine almalı mısınız?” sorusuna cevap arayalım isterseniz.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Eğer birileri size fotoğraf çekmenin kolay olduğunu söylediyse, yalan söylemiştir. Bilginiz olsun. Fotoğraf çekmenin ayar yaparak, hatta ayar yapmadan sadece düğmeye basmak olduğunu düşünüyorsanız haklısınız. Basit bir iş gerçekten. Ama fotoğraf çekme işi bir bütün olarak düşünülmeli. Makineniz olmalı, ona gözünüz gibi bakmalısınız ki kendileri netice de biraz pahalı. Arada temizleyeceksiniz,  seveceksiniz. E biraz eğitim alacaksınız, araştıracaksınız, okuyacaksınız bir şeyler öğreneceksiniz. Sonra da fotoğraf çekeceksiniz. Artık bu evde çekim olur, yaşadığınız şehri çekersiniz ya da gezmeye gidersiniz. Sizin bileceğiniz şey. Ama ne yaparsanız yapın şu kesin ki, her işte olduğu gibi fotoğraf çekmede de telafisi mümkün olmayan değerli zamanınızı ayırmanız gerekiyor.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bir zamanlar profesyonel ya da yarı profesyonel dediğimiz sınıftaki fotoğraf makinelerini almak zordu. O kültür çok oluşmamıştı ve aynı zamanda fiyatları da yüksekti. Daha sonra teknoloji ilerledi ve dijital çağda her bütçeye uygun fotoğraf makineleri piyasaya sürüldü. Bu dönemden sonra herkesin boynunda bu tarz fotoğraf makinelerini görmeye başladık. Ama şunu bilin ki, fotoğraf makinesini almakla olmuyor bu iş. Az önce dediğim gibi zaman ayırmak gerek. Yoksa almışsın kocaman makineyi, otomatikte çekmişsin. Ne gerek var o zaman koca makineyi taşımaya. Git cebine giren bir makine al bari. Hatta şu an ki teknolojide telefonlar bile fazlasıyla işini görür. Külfet olmasın koca makineyi taşımak. Çünkü belli bir süre sonra gerçekten oldukça ağır geliyor. Sonuç olarak eğer böyle bir makine aldıysan, o zaman hakkını vereceksin. İki yıldır belki 1000 kare fotoğraf sayısına ulaşmamış makinesi olan, hatta makineyi koyduğu yeri unutan tanıdıklarım var benim. Diyorum ki, gel satalım makineyi,  ona da yanaşmıyor. Altın da değil ki mübarek evde durdukça değerlensin. Bırak değeri yükselmesini, aslında her geçen gün değeri düşüyor hızlı teknoloji dünyasında. Şöyle ki; 4 yıl önce aldığım sıfır fotoğraf makinesi artık üretilmiyor. Daha sonra başka bir makine aldım. O markanın en üst modeliydi. 1,5 yılda onun üstüne iki tane daha model çıkardılar. Neyse, evde durdukça rahatlıyorlar herhalde. Anlayamıyorum…</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bir de toplumumuzda bir durum var ki, bence içler acısı. Yeri gelmişken ona da değinelim biraz. Eline kaynak makinesi alan kendini kaynakçı, anahtar alan usta, fotoğraf makinesi alan kendini fotoğrafçı sanıyor. Üstelik sanmakla kalmıyor, bir de kendine kaynakçı, fotoğrafçı diyor, kendini herkese öyle tanıtıyor. Ben hala kendime “fotoğrafçı” diyemem mesela. Çünkü bu işi gerçekten hakkıyla yapan, yıllardır uğraşan ustalara hakaret gibi geliyor bana. Ve bence hala amatör ile profesyonel kelimeleri arasındaki farkı da bilmeyenler var aramızda. Elinize profesyonel fotoğraf makinesi alınca profesyonel olmuyorsunuz. Bilmeyenler için belirtmek gerekir diye düşünüyorum:</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Amatör: Bir işi para kazanmak için değil, zevk için yapan kişi (Sanıldığı gibi acemi değil)</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Profesyonel: Bir işi para kazanmak için yapan kişi (Sanıldığı gibi uzman değil)</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Ben mesela hala amatör ruhluyum. Eğitmenlik yapmama rağmen kendimi tanıtırken ben fotoğrafla uğraşan ve bundan zevk alan biri olarak tanıtırım. </span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Öğrencilerime de her zaman söylediğim gibi,  ne yaparsanız yapın hakkıyla yapın, en iyisini yapmaya çalışın. Mış gibi yapmakla olmuyor maalesef. </span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Sözü yine fazla uzattım, dallandırdım budaklandırdım. “Makine almalı mısınız?” sorusuna cevap vermeye çalıştım. Profesyonel veya yarı profesyonel bir makine alıp, otomatikte çekim yapacaksanız, kullanmayı öğrenmek zor gelip bir kenara atacaksanız, telefon ile çekim yapmaya devam edin. Sizin için en iyi fotoğraf makinesi o. Hem her zaman yanınızda, hem de hemen sosyal medyada da paylaşıyorsunuz. Üstelik ekranı daha büyük ve iki tık ile fotoğrafı büyütüyorsunuz. Daha ne olsun. Bence sizin fotoğraf makineniz eksik olsun. Paranıza yazık. </span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Yok, ben alırım, öğrenirim, sabırlıyımdır diyorsanız, telefonla çekilen fotoğraflar ile makineyle çekilen fotoğraflar arasında ciddi farklar olduğunun bilincindeyseniz ama hangi makineyi alacağınıza karar veremiyorsanız, sonraki yazılarımızı bekleyin. </span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bu arada “Benim param çok, alırım, kenara da koyarım. Sana ne!” diye içinden bana söylenenler olabilir. Haklılar da. Bana ne gerçekten. Ben sadece bütçesi sınırlı olanlara, makine alıp almama konusunda ve makine almak isteyip kararsız kalanlara yol göstermeye çalışıyorum kendi halimce.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Görüşmek dileğiyle…</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Onur ORHAN</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><a href="https://www.instagram.com/nahroruno/"><span xss=removed>https://www.instagram.com/nahroruno/</span></a></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><a href="https://www.facebook.com/runonahro/"><span xss=removed>https://www.facebook.com/runonahro/</span></a></span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Sep 2018 20:13:07 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/d12cd2eb0f0f0c66b38f23a0e6a2197f.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Açık Diyafram Kim?</title>
                <category>Onur Orhan - Açık Diyafram</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/acik-diyafram-kim-15</link>
                <author>nahroruno@yahoo.com (Onur Orhan - Açık Diyafram)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/acik-diyafram-kim-15</guid>
                <description><![CDATA[Açık Diyafram Kim?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle kendi hikâyemden başlamak istedim yazılara…</p>

<p>Bizim ailede fotoğraf hep oldu. O zamanlar her ailede olduğu gibi bizim de daha bebek halimizin fotoğrafları ve her aile ferdinin kendi albümü vardı. Biz büyürken o fotoğraflara bakardık, yenilerini çeker eklerdik o albümlere. Ve küçük bir fotoğraf makinem vardı çocukken. Daha doğrusu ailemizin fotoğraf makinesi. Makaralı filmler, baskı fotoğraflar ve fotoğraf albümleri… İşte böyle başladı fotoğrafa karşı ilgim. Çocukken ben çekmek isterdim her fotoğrafı, sen küçüksün yapamazsın’ların ardından, şimdi hadi bizi fotoğraf çek’lere geldi hikâyemiz. İlkokul, ortaokul, lise, üniversite derken profesyonel fotoğraf makinesi hayatım, artık tedavülden kalkan fakat hala evimde başköşede oturan Canon AE-1 ile başladı. Bu makineye sahip olmamda ve profesyonel makine hayatımda bir artım vardı tabi ki. İsmini anmadan geçemem. Çorlu’da birçok kişi tarafından tanınan ve dostluğumuzun uzun yıllara dayandığı; Burak ÜNTÜRK. Ondan çok şey öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum. Ve tabi aile desteğini unutmayalım. Kendilerini fotoğraf çekmemi isteyerek sürekli pratik yapmamı sağlamalarının yanında, maddi ve manevi destekleri de esirgenemez. Çünkü bu hobi biraz pahalıya patlayabiliyor. Çünkü sonu yok. Her geçen gün teknoloji değişiyor. Ve biz insanoğlu hep daha fazlasını istiyoruz. Sonuç olarak çok heyecanlı idi AE-1 ile fotoğraf çekmek. Ne heyecanı demeyin. Çeken bilir :) Otomatik bir ayar yok, her ayarı kendin yapıyorsun. Düşünsenize şimdiki gibi çek çek bitmeyen teknoloji de yok. 36 pozun var makinende. Eğer filmi düzgün takarsan 37-38 poz çıkıyor, senden keyiflisi yok o zaman. Hele bir de çektiğin fotoğrafların banyosunu beklemek vardı. Al sana heyecan. Yok öyle çek, bak ekrana, olmayınca bir daha. “Acaba nasıldı fotoğraflar?” Bekle, dur. Bu günlerin ardından dijital fotoğraf makinesine geçişim biraz sancılı, daha doğrusu uzun oldu. Bırakmak istemedim filmleri ve o güzelim makinemi. Ama onlar beni bırakmaya başlamıştı. Film üretimleri durmaya başladı ve biraz zorunlu bir geçiş oldu benimkisi. Ve bir akşam ansızın geçtim dijital dünyaya. Artık dijital çağda dijital fotoğraflar çekiyoruz. Aslında her şeyin dijitalleştiği dünya da, fotoğraf baskıları bitti, albümler bitti, en önemlisi de anılarımız bitti. Evdeki tek albümlerimiz düğün fotoğrafları oldu artık. Fotoğraflar telefon arşivinde veya bilgisayarda iç içe geçmiş klasörlerin içinde birer dosyadan ibaret. Artık fotoğraf albümleri de sosyal medya sayesinde dijital. Telefondan çek, filtrele, filtrele, sosyal medyada paylaş. Bitti… Hepsi toplasan 30 saniye, bilemedin 1 dakika.</p>

<p>Böyle böyle geçti günler… Hiç eğitim almadan geçen günlerimin ardından bir gün dedim ki; “Madem böyle bir hobim var, üniversitesine de gideyim.” Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümünü bitirdim. Fotoğraf ve kamera konusunda güzel tarihi bilgilerim oldu ;) Daha da hoşuma gitti…</p>

<p>Daha sonra yine Burak ile beraber eğitmenlik günlerimiz başladı. Fotoğrafa gönül verenleri bir araya getirmeye çalışarak, hem bildiklerimizi onlarla paylaşalım istedik, hem de bir arada güzel projeler yapalım dedik.  Fotoğraf severleri bir araya getirmeyi başardık fakat projeler kısmında takıldık ve takılmaya devam ediyoruz maalesef. Birçok kişi büyük bir merakla başlıyor fotoğrafa ama büyük bir hızla da bırakıyor makinesini bir kenara. İki yıldır belki 1000 kare fotoğraf sayısına ulaşmamış makinesi olan, hatta makineyi koyduğu yeri unutan tanıdıklarım var benim.</p>

<p>Tüm bu olanların ardından fotoğraf severlere sesimizi duyurmak, bu mecrada uygulama yapamadan sözel olarak da olsa bildiklerimizi buradan paylaşmak,  fotoğrafa gönül verenleri bir araya toplayabilmek için bu köşeyi açtık sizlere…</p>

<p>Ve son olarak ben kim miyim? Ben aslında hayatını matematik öğretmeni olarak devam ettiren, bunun yanında yıllardır tiyatro oyunculuğu, radyo programcılığı, halk oyunları gibi hobiler edinmiş, fakat en uzun süreli hobi olarak fotoğrafa gönül vermiş, her şeye rağmen kendine “fotoğrafçı” bile diyemeyen, kendi halinde ve kendi kendine fotoğraf çeken biriyim.</p>

<p>Umarım bu köşemiz hepimiz adına faydalı olur. Netice de bilgi paylaşıldıkça güzel.</p>

<p>Görüşmek dileğiyle…</p>

<p>Onur ORHAN</p>

<p><a href="https://www.instagram.com/nahroruno/">https://www.instagram.com/nahroruno/</a></p>

<p><a href="https://www.facebook.com/runonahro/">https://www.facebook.com/runonahro/</a></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 21 Sep 2018 15:30:15 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/d12cd2eb0f0f0c66b38f23a0e6a2197f.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÇEVRECİLER UYUYOR MU?</title>
                <category>Murat Sevgi</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/cevreciler-uyuyor-mu-14</link>
                <author>muratsevgi@hotmail.com (Murat Sevgi)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/cevreciler-uyuyor-mu-14</guid>
                <description><![CDATA[ÇEVRECİLER UYUYOR MU?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span xss=removed><span xss=removed>İlçenin ve köy iken mahalleye dönüşen yerleşim alanlarının çevresinde tarım arazileri ile kaplı alanlar imar alanına alınarak yapılaşıyor. Büyümesi hiç durmayan yerleşim yerleri ve sanayi işletmeleri çevresinde çok az yeşil alan var. Bugüne kadar askeri alanlar ve mezarlıklar sayesinde ağaç görebiliyorduk ama büyüme hırsı ile o da zora girdi. Askeri alanlara musallat olan bürokrasi bu alanları yapılaşmaya açmak için her dakika yeni bir girişimde bulunuyor. Bu alanlar dışında, doğal, bugüne kadar hayatta kalma şansı bulmuş, günümüz şartlarında muhteşem denilebilecek alanlar da var. Gözden uzak kalmanın avantajıyla korunma imkanı bulmuş. Şimdi bu alanlara da endüstri, inşaat, madencilik adı altında musallat olundu ve işletmeler kazanç hırsıyla doğayı yok etme konusunda hızını alabilmiş değil. Çorlu’nun Önerler-Seymen bölgesi kum ocaklarının kuşatması altında.</span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed>            Çorlu Belediyesi Meclisi geçtiğimiz aylarda ilçemizdeki çevre sorunlarını incelemek ve bu konuda rapor hazırlamak üzere bir komisyon kurdu. Kurulan komisyon Ağustos ayı içerisinde toplandı. Toplantıya hem <strong>Park Olsun Platformu</strong>, hem de <strong>Trakya Platformu</strong> adına yapılanları aktarmak üzere katıldım. Öncelikli olarak bölgemizdeki kum ocaklarının orman alanında yapmak istedikleri projeler gündeme alındı. Bu alan içerisinde bulunan tarihi su yolları arkeolojik sit kapsamında tescilleri bulunan yerlerle ilgili bilgiler aktarıldı. Çerkezköy, Ergene, Çorlu ve Marmaraereğlisi ilçelerini kapsayan geniş ölçekli bir tarihsel perspektifte yapılabilecekler sıralandı. Bu toplantıda komisyon üyeleri ormanlık alan, bölgede bulunan su yolları, tarihi yapılar, arkeolojik sit alanları ve kum ocağı projelerinin yerinde tespiti için bir keşif gezisi organize edildi. 6 Eylül 2018 Perşembe günü yapılan Çorlu Belediye Meclisi Çevre Komisyonu keşif gezisini komisyon üyeleri Osman ÖZTÜRK, Muzaffer BİRDAL, Alev TÜRK, Bülent KERVANCI; Özel Kalem Müdürü Hakan ÖZTÜRK, Plan Proje Müdürü Erkan KAÇAR, Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Vildan PERÇİNOĞLU, Hukuk İşleri Müdürü Berna YEKE, Avukat Levent TEZ, Çevre Mühendisi Ali FIRIN, Çevre Mühendis Serkan KAYA, İnşaat Mühendisi Kerem SAVAŞ, Halkla İlişkiler ve Basın Bürosundan Zaim ERKEN'in katılımı ile gerçekleştirdik. </span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed>* * *</span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed>            Keşif gezisi sırasında özellikle bölgenin yaşam alanlarından kesin çizgilerle ayrılan bir yapıya sahip olmasıydı. Yani, bölgeye girdiğimizde 500-600 metre sonra sanki yüzlerce kilometre uzaklaşmışız hissi yaşadık. Tepelerle, vadilerle dolu bir doğa parkındaymış gibi hissettiren yüzey örtüsü açıkçası Çorlu’dan pek de uzaklaşmadan beklenen bir ortam değildi. Çukurçengel vadisinin tabanında onlarca kaynak ve bu kaynaklar için açılmış kuyular, su toplama yapıları gördük. Bu yapılar tarihi <strong>Perintos Antik Kenti</strong> için kuzeyden su getiren sistemin bir parçası ve halen kurtarılabilir durumda. Hemen yanında ise dev iş makineleri ile ağaçları yerinden söküp altındaki kumu kamyonlara yükleyerek bölgeyi Arabistan çöllerine çeviren kum ocakları...</span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed>            Bölgede yoğun bir kanyon trafiği de gözlendi. Bu trafik halen faal olmaması gereken bir bölgeden kum yükleyen kamyonlardan kaynaklanıyordu.</span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed>            Kum ocaklarından biri kum çıkaracağı alandaki 180.000 ağacı keseceğini CED Projesine yazıyor, diğer bir ocak için ise Tekirdağ Valiliği tarafından “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı veriyor.</span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed>            Birkaç tane kum ocağı tarafından kuşatılan bu doğa harikası alanın mutlaka kurtarılması lazım. "<strong>Tabiat Parkı</strong>" yahut "<strong>Doğal Sit Alanı</strong>" olarak korunması gereken bir yer. Dünyanın başka bir yerinde olsa içerisine insan girmesine bile izin verilmez. Hemen İstanbul yönünde, birkaç kilometre ötede Danamandıra Tabiat Parkı var. Silivri'de bir doğa harikası. <strong>Çukurçengel</strong> / <strong>Kirazdere</strong> / <strong>Ağırmeşe</strong> bölgesi Silivri'nin Danamandıra Tabiat Parkı ile karşılaştırıldığında hem doğal çeşitlilik, hem de müdahale edilmemiş olması bakımından çok daha etkileyici bir yer.</span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed>            “<strong>CED Gerekli Değildir</strong>” denildikten sonra bu işin tek çözüm yolu kalıyor: YARGI. Yani Sivil Toplum Kuruluşları (STK’lar), bölgedeki meslek odaları ve en büyük görev de yerel yönetimlere düşüyor. Orman Bakanlığı da bu işe nasıl rıza gösteriyor, o da ayrı bir soru işareti!</span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed>            Kararın ardından ilgili şirketin karar gereğinde maden sahasını genişletmek için bölgedeki ağaçları kesmesinin önünde tek engel yargının vereceği öncelikli olarak YÜRÜTMEYİ DURDURMA ve yargılama nihayetinde de İPTAL kararıdır. Böylesine vahşice bir kıyımı CED sürecinin sorgulama teknikleri ile bile onaylamak mümkün olamazken, CED süreci için GEREKLİ DEĞİLDİR demek bölgenin doğal kaynaklarına, tarihi değerlerine telafisi imkansız zararlar verir.</span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed>            Lafa gelince mangalda kül bırakmayan klavye kahramanlarının sosyal medyadan patlattığı büyük çözüm tepkisinde olduğu gibi bitirelim: "Çevreciler uyuyor mu?", "Nerede Belediye?", "Yok mu şu işi ucundan tutacak?"</span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed>            Hep sevgi ile kalın.</span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed>            <strong>Murat SEVGİ</strong></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed>            <a href="GÜNCEL/2015/2015/MuratSevgi">http://twitter.com/MuratSevgi</a></span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Sep 2018 13:39:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/bd21315b6d19c3a5ba8d773bf776ad25.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sadece Adı BÜYÜKşehir!</title>
                <category>Levent Silistre</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/sadece-adi-buyuksehir-13</link>
                <author>leventsilistre@gmail.com (Levent Silistre)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/sadece-adi-buyuksehir-13</guid>
                <description><![CDATA[Sadece Adı BÜYÜKşehir!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tekirdağ Büyükşehir ama sadece ismi öyle…</p>

<p>Neden mi?</p>

<p>Zamanında Başkan Kadir Albayrak’a, “Süleymanpaşa Belediye Başkanı Gibisiniz” dediğimiz zaman bize kızmıştı.</p>

<p>Kızmayın Sayın Başkan!</p>

<p>Sadece siz değil, ekibinizde aynen sizin gibi Büyükşehir Belediyesi’ni oturtamadılar, Büyükşehir gibi çalışmıyorlar.</p>

<p>Süleymanpaşa’ya yaptıklarınız ortada, Çorlu’ya yaptıklarınız ortada. Bunları tartışmaya gerek bile yok!</p>

<p>Bal tutan parmağını yalarmış, onu da bir nebze anlıyoruz. Bu da biraz bizim belediye başkanı, yardımcıları, belediye meclis üyeleri ve parti yöneticilerinin seslerini çıkarmamasından kaynaklanıyor.</p>

<p>Neden mi? Çünkü, meydan boş!</p>

<p>Neyse… Gelelim konumuza!</p>

<p>İsmi Büyükşehir olan ama icraatlarıyla bunu gösteremeyen Kadir Albayrak ve ekibine sadece şunu soracağım!</p>

<p>Tekirdağ, Süleymanpaşa’dan mı İbaret?</p>

<p>Basın daveti olarak mail gönderiyorsunuz. Açılışa basın mensuplarını davet ediyorsunuz! Davetiniz için teşekkür ederiz, buraya kadar her şey çok güzel. Ama mailde ne yazıyor!</p>

<p>Gelen mail aynen şöyle; “<span xss=removed><span xss=removed>8 Eylül Cumartesi günü gerçekleşecek </span></span><strong><span xss=removed>Küçükyoncalı Mahallesi Atatürk Heykeli Açılış Töreni</span></strong>​ basın davetine ek bilgi olarak, 8 Eylül 2018 Cumartesi günü saat 14.00'de Süleymanpaşa ilçesi Tekirdağ Valiliği önünden basın mensupları için araç hareket edeceğini bilginize sunarız.”</p>

<p><span xss=removed><span xss=removed>Her basın davetinizde yada araç kaldırdığınız zaman sürekli olarak aynı şekilde! Şimdi düzelir, şimdi farklı yaparlar diye bekledik.</span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed>4,5 yıl bitti… Biliyorsunuz değil mi, Tekirdağ 11 ilçeden ibaret. </span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed>Ne Yapacağız? Saray’daki açılışa gitmek için Çorlu’dan Süleymanpaşa’ya mı geleceğiz? Şarköy, Hayrabolu, Malkara, Marmaraereğlisi, Muratlı, Çorlu, Çerkezköy ve Ergene basını yapacağınız açılışa gitmek için Süleymanpaşa’ya mı gelecek? </span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed>Bir nebze de olsa BÜYÜK düşünün…</span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed>Sağlıklı ve mutlu hafta sonları…</span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 07 Sep 2018 22:03:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/c44f26fb7076419965f9f99d2ee9acc3.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İl Başkanı Ne İş Yapar?</title>
                <category>Levent Silistre</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/il-baskani-ne-is-yapar-12</link>
                <author>leventsilistre@gmail.com (Levent Silistre)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/il-baskani-ne-is-yapar-12</guid>
                <description><![CDATA[İl Başkanı Ne İş Yapar?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span xss=removed>Kazanın ardından 10 gün sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kazanın yaşandığı Sarılar Mahallesi’nde hazırladıkları tren kazası raporunu açıkladı. Açıkladı, açıklamasına ama her ne hikmetse Kılıçdaroğlu’nun gelişini Tekirdağ İl Başkanlığı kimseye açıklamadı. Açıklama gereği duymadı. Duyurmak istemedi herhalde, Genel Başkanlarının geleceğini… (Biz kendi çabalarımızla duyduk)</span></p>

<p><strong><span xss=removed>Merakımdan soruyorum CHP İl Başkanı Recep Ökten ne iş yapar? </span></strong></p>

<p><span xss=removed>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Tekirdağ’a geliyor, basına programını gönderme tenezzülünde bile bulunmuyorsunuz! Davet etmeyi geçtik, programını bile göndermiyorsunuz! CHP İl Başkanlığı sosyal medya hesabı facebook sayfasında Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’nun geleceğiyle ilgili de tek bir paylaşım yok. Hayırdır arkadaş Genel Başkanınızdan mı utanıyorsunuz? Nedir bu gizlilik? </span></p>

<p><span xss=removed>Biz gazeteciler CHP’deki arkadaşlarımızı, dostlarımızı arıyoruz; “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun programı nedir” diye soruyoruz ve öğreniyoruz. </span></p>

<p><span xss=removed>Seçilen Milletvekili, tenezzül edip mazbatasını almaya gitmez, şoförünü gönderir ve mazbatasını aldırır!</span></p>

<p><span xss=removed>Belediye Başkanı, Milletvekili ile mahkemelik olur!</span></p>

<p><span xss=removed>Milletvekili, Belediye Başkanı ile Mahkemelik olur!</span></p>

<p><span xss=removed>Belediye Başkanı başka ilçenin belediye başkanına kızar, açılışlarına katılmaz, temel atma törenlerine katılmaz! tripler, tripler…</span></p>

<p><span xss=removed>Halktan kopuk (tanımıyorlar bile), basından kopuk (selam versem mi? Vermesem mi? Tereddüdü yaşıyor), sayın İl Başkanı Recep Ökten, bu kafayla giderseniz önümüzdeki yerel seçimlerde 12-0’ı zor görecek. Tekirdağ’da 24 Haziran seçimlerinde çıkardığı tablo ortada… 2015 seçimleri  E.67’den 2018 seçimleri 8.18’e gerilemekte büyük bir başarı… Genel Başkanınız Kemal Kılıçdaroğlu’nun Tekirdağ’a geleceğini bile duyurma tenezzülünde bulunmuyorsunuz! </span></p>

<p><span xss=removed>CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak ise aynı zamanda Tekirdağ Milletvekili… Bir Genel Başkan Yardımcısı olarak Tekirdağ’daki bu tabloya ve bunlara müdahale etmeyi düşünüyor mu? (İl Kongresinde gerçi İl Başkanını isteyen ve İl Başkanı yapanda Faik Öztrak değil miydi?) </span></p>

<p><span xss=removed>Eleştirdiğimiz kadar yiğidin hakkını yiğide vermek gerekiyor… </span></p>

<p><span xss=removed>Babamın oğlu değil, akrabam hiç değil… İlhami Özcan Aygun, hem milletvekili, hem belediye başkanı, hem il başkanı hem de ilçe başkanı gibi çalışıyor. Toplumu ilgilendiren her konuda bizzat orada, bizzat haber veriyor, bizzat ilgileniyor. Tren kazasında, fabrika yangınında, sorunun olduğu ve olacağı yerde bizzat bulunuyor. Soruyor, soruşturuyor, selam veriyor, tokalaşıyor, hal hatır soruyor. İl Başkanı gibi selam versem mi? Vermesem mi tereddüdü yaşamıyor... (Umarım bu heyecanı ve çalışma şevki böyle devam eder) </span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 04 Aug 2018 17:22:53 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/c44f26fb7076419965f9f99d2ee9acc3.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kara Tren!</title>
                <category>Levent Silistre</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/kara-tren-11</link>
                <author>leventsilistre@gmail.com (Levent Silistre)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/kara-tren-11</guid>
                <description><![CDATA[Kara Tren!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span xss=removed>Çorlu Sarılar Mahallemizde üzücü bir tren kazası yaşandı. Çok üzücü bir kazaydı, orada yaşananları anlatmak tarif edilemez. O geceyi anlatmak çok zor! Devlet bütün kurumlarını seferber etti, bütün imkanları ile kazaya müdahale etti. Tren kazasının yaşandığı yere ulaşmak ise çok zordu. </span></p>

<p><span xss=removed>Çığlıklar, haykırışlar, can pazarıydı…</span></p>

<p><span xss=removed>İtfaiyesi, Polisi, Sağlık personelini, Jandarması, komandosu, Valisi, Büyükşehir Belediye Başkanı, İlçe Belediye Başkanları, İl Emniyet Müdürü, İl Jandarma Komutanı, Başhekimi, Sağlık Müdürü, UMKE, AFAD, 112, Milletvekilleri, Bakanları, İl Başkanları, İlçe Başkanları herkes kaza yerine koştu. </span></p>

<p><span xss=removed>Traktör kasalarında yaralılar Sarılar Mahallesi’ne taşındı, helikopterlerin birisi iniyor, bir diğeri havada onun ayrılmasını bekliyordu. Çorlu Devlet Hastanesi’nde ise hüzün hakimdi! O gece çok uzundu, dakikalar, saatler geçmek bilmiyordu. </span></p>

<p><span xss=removed>En kötüsü ise bilgi kirliliğiydi. Her kafadan bir ses, her bilmeyen bir yorum yapıyordu! Bu tür olaylarda en kötüsü de bilgi alamamak. Oluşturulan kriz masasından ilk resmi açıklama yaklaşık 12 saat sonra geldi… 1 Başbakan Yardımcısı ve 2 Bakan, Çorlu Kaymakamlığı’nda sabah 6:30’da resmi açıklamayı gerçekleştirdi. Tren faciasında 24 kişi hayatını kaybetti…</span></p>

<p><span xss=removed>Tren kazasında hayatını kaybeden vatandaşlarımızın acısını hiçbir şey dindiremez.  Ailelerine Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.</span></p>

<p><span xss=removed>Birde Tren kazasının bilinen-bilinmeyen taraflarına değinmek istiyorum;</span></p>

<p><span xss=removed>Sarılar Mahalle Muhtarı Fuat Döner’den başlayarak tüm Sarılar halkına ne kadar teşekkür etsek azdır. Ellerindeki bütün imkanlarını tren kazasının yaşandığı gece hiçbir karşılık beklemeden seferber ettiler. Türkiye ve Trakya Yastaydı, Türkiye’nin kalbi Tekirdağ’da ve Çorlu’da attı. Bu acı tarif edilemezdi, bu acının tarifi yoktu…</span></p>

<p><span xss=removed>Kaza sonrası tüm protokol üyeleri Sarılar Mahallesi’ne teşekkür ziyareti gerçekleştirdi. </span></p>

<p><span xss=removed>Ama öyle kuru kuruya teşekkür olmaz. Biliyorsunuz değil mi? </span></p>

<p><span xss=removed>Sarılar Mahallesi’nin herhangi bir beklentisi olmayabilir, yok da! Kimsenin de böyle bir beklentisi yok. Ancak O gece her şeyini seferber eden Sarılar Mahallesi sakinleri maddi ve manevi her türlü desteği hak ediyor. Bunu yapmak çok zor değil. Bu ekonomik sıkıntıda en büyük teşekkür olacaktır. </span></p>

<p><span xss=removed>Tren kazasında bir ihmal varsa Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın sonucunu beklemek lazım diye düşünüyorum. </span></p>

<p><span xss=removed>Çiftçisinden tüm görevli personeline kadar herkes yoğun çaba sarf etti, ter döktü…</span></p>

<p><span xss=removed>Son olarak yiğidin hakkını yine yiğide teslim etmek lazım; </span></p>

<p><span xss=removed>Çorlu Kaymakamı Levent Kılıç izindeydi... Tren kazasının yaşandığı gece Ankara’da oğlunun düğünü vardı. Hayatı boyunca 1 kez yaşayabileceği bir mutluluk! Oğlunu evlendiriyordu ve kendisi izindeydi. Ama o ne yaptı! Saat 22’de düğünü bıraktı, oğlunun evlendiği, hayatının en mutlu gecesinde Çorlu’ya dönme kararı aldı. Ankara’dan yola çıktı ve saat 02:30’da Çorlu’ya geldi. Bir tarafta babalık duygusu, bir tarafta ise tren kazası vardı.</span></p>

<p><span xss=removed>Sarılar Mahallesi’ne tren kazası nedeniyle bir heykel, bir sembol yapılması gerekiyor. </span></p>

<p><span xss=removed>Bu kadar acının ve hüznün arasında</span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed>Sağlıcakla Kalın…</span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Jul 2018 15:29:48 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/c44f26fb7076419965f9f99d2ee9acc3.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bir Seçimin Daha Sonuna Geldik!</title>
                <category>Levent Silistre</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/bir-secimin-daha-sonuna-geldik-10</link>
                <author>leventsilistre@gmail.com (Levent Silistre)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/bir-secimin-daha-sonuna-geldik-10</guid>
                <description><![CDATA[Bir Seçimin Daha Sonuna Geldik!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bir Seçimin Daha Sonuna Geldik!</p>

<p>Artık yazmaya başlayalım, dil döndükçe, parmaklarımız klavyeye bastıkça hem yorumlayacağım, hem de sizlerle bazı yaşananların perde arkasını paylaşacağım. Kimileri kızacak kimileri üzülecek ama ne yapalım bizim meslekte böyle bir meslek <strong>“Kimseye Yaranamazsın”</strong></p>

<p>Lazım edince ve akıllarına gelince basın toplantısı, ihtiyaçları olmadığı zaman Facebook ve twitter’dan paylaşın hem de <strong>SPONSORLU!</strong></p>

<p>Ama birilerine cevap verme ihtiyacı duyduğunuz zaman aklınıza <strong>basın mensupları gelmesin!</strong> Sizin nasıl olsa Facebook ve twitter hesaplarınız var, ver parayı çık <strong>SPONSORLU…</strong></p>

<p>Hızlı başladı ve hızlı bitti, nereye yetişeceğimizi şaşırdık…</p>

<p>Kimi adayı gördük, kimi adayı hiç görmedik bile, bazı İl Başkanları ortada bile yoktu…</p>

<p>Hal böyle olunca sonuçlarda ortada!</p>

<p>Bazı ilçe başkanlarını ise ben kendi adıma hiç görmedim. Vatandaş görebildiyse ne mutlu size.</p>

<p>İşte size karşılaştırmalı tablo;</p>

<table class="Table">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p>PARTİ</p>
   </td>
   <td>
   <p>TOPLAM OY 2018</p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>OY ORANI</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>TAHMİNİ MİLLETVEKİLİ</p>
   </td>
   <td>
   <p>1 KASIM 2015 ALDIĞI OY</p>
   </td>
   <td>
   <p>1 KASIM 2015 OY ORANI</p>
   </td>
   <td>
   <p>1 KASIM 2015 MİLLETVEKİLİ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><a href="http://www.haberturk.com/secim/secim2018/genel-secim/parti/cumhuriyet-halk-partisi-4" title="Cumhuriyet Halk Partisi"><strong> <img alt="http://www.haberturk.com/scripts/secim2018/assets/images/partiler/35x35/parti_logo_4.png" src="http://www.haberturk.com/scripts/secim2018/assets/images/partiler/35x35/parti_logo_4.png"></strong><strong>CHP</strong></a></p>
   </td>
   <td>
   <p>253.669</p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Yüzde 38,18</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>3</p>
   </td>
   <td>
   <p>267.409</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yüzde 45,67</p>
   </td>
   <td>
   <p>3</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><a href="http://www.haberturk.com/secim/secim2018/genel-secim/parti/adalet-ve-kalkinma-partisi-2" title="Adalet ve Kalkınma Partisi"><strong> <img alt="http://www.haberturk.com/scripts/secim2018/assets/images/partiler/35x35/parti_logo_2.png" src="http://www.haberturk.com/scripts/secim2018/assets/images/partiler/35x35/parti_logo_2.png"></strong><strong>AK Parti</strong></a></p>
   </td>
   <td>
   <p>230.744</p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Yüzde 34,73</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>3</p>
   </td>
   <td>
   <p>217.582</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yüzde 37,16</p>
   </td>
   <td>
   <p>3</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><a href="http://www.haberturk.com/secim/secim2018/genel-secim/parti/iyi-parti-63" title="İYİ Parti"><strong> <img alt="http://www.haberturk.com/scripts/secim2018/assets/images/partiler/35x35/parti_logo_63.png" src="http://www.haberturk.com/scripts/secim2018/assets/images/partiler/35x35/parti_logo_63.png"></strong><strong>İYİ Parti</strong></a></p>
   </td>
   <td>
   <p>77.979</p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Yüzde 11,74</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>1</p>
   </td>
   <td>
   <p>0</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yüzde 0</p>
   </td>
   <td>
   <p>0</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><a href="http://www.haberturk.com/secim/secim2018/genel-secim/parti/milliyetci-hareket-partisi-5" title="Milliyetçi Hareket Partisi"><strong> <img alt="http://www.haberturk.com/scripts/secim2018/assets/images/partiler/35x35/parti_logo_5.png" src="http://www.haberturk.com/scripts/secim2018/assets/images/partiler/35x35/parti_logo_5.png"></strong><strong>MHP</strong></a></p>
   </td>
   <td>
   <p>50.253</p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Yüzde 7,56</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>0</p>
   </td>
   <td>
   <p>60.056</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yüzde 10,26</p>
   </td>
   <td>
   <p>0</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><a href="http://www.haberturk.com/secim/secim2018/genel-secim/parti/halklarin-demokratik-partisi-41" title="Halkların Demokratik Partisi"><strong> <img alt="http://www.haberturk.com/scripts/secim2018/assets/images/partiler/35x35/parti_logo_41.png" src="http://www.haberturk.com/scripts/secim2018/assets/images/partiler/35x35/parti_logo_41.png"></strong><strong>HDP</strong></a></p>
   </td>
   <td>
   <p>43.706</p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Yüzde 6,58</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>0</p>
   </td>
   <td>
   <p>25.472</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yüzde 4,35</p>
   </td>
   <td>
   <p>0</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><a href="http://www.haberturk.com/secim/secim2018/genel-secim/parti/saadet-partisi-19" title="Saadet Partisi"><strong> <img alt="http://www.haberturk.com/scripts/secim2018/assets/images/partiler/35x35/parti_logo_19.png" src="http://www.haberturk.com/scripts/secim2018/assets/images/partiler/35x35/parti_logo_19.png"></strong><strong>SP</strong></a></p>
   </td>
   <td>
   <p>5.236</p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Yüzde 0,79</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>0</p>
   </td>
   <td>
   <p>2.895</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yüzde 0,49</p>
   </td>
   <td>
   <p>0</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><a href="http://www.haberturk.com/secim/secim2018/genel-secim/parti/vatan-partisi-60" title="Vatan Partisi"><strong> <img alt="http://www.haberturk.com/scripts/secim2018/assets/images/partiler/35x35/parti_logo_60.png" src="http://www.haberturk.com/scripts/secim2018/assets/images/partiler/35x35/parti_logo_60.png"></strong><strong>VATAN</strong></a></p>
   </td>
   <td>
   <p>1.643</p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Yüzde 0,25</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>0</p>
   </td>
   <td>
   <p>2.335</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yüzde 0,40</p>
   </td>
   <td>
   <p>0</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><a href="http://www.haberturk.com/secim/secim2018/genel-secim/parti/hur-dava-partisi-43" title="Hür Dava Partisi"><strong> <img alt="http://www.haberturk.com/scripts/secim2018/assets/images/partiler/35x35/parti_logo_43.png" src="http://www.haberturk.com/scripts/secim2018/assets/images/partiler/35x35/parti_logo_43.png"></strong><strong>HÜDAPAR</strong></a></p>
   </td>
   <td>
   <p>930</p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Yüzde 0,14</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>0</p>
   </td>
   <td>
   <p>0</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yüzde 0</p>
   </td>
   <td>
   <p>0</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><a href="http://www.haberturk.com/secim/secim2018/genel-secim/parti/bagimsiz-21" title="Bağımsız"><strong> <img alt="http://www.haberturk.com/scripts/secim2018/assets/images/partiler/35x35/parti_logo_21.png" src="http://www.haberturk.com/scripts/secim2018/assets/images/partiler/35x35/parti_logo_21.png"></strong><strong>BĞMSZ</strong></a></p>
   </td>
   <td>
   <p>229</p>
   </td>
   <td>
   <p><strong> Yüzde 0,03</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>0</p>
   </td>
   <td>
   <p>248</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yüzde 0,04</p>
   </td>
   <td>
   <p>0</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Bölgemizdeki yaşanlar ve yaşanmışlıklar ise,</p>

<p>Yorumu size bırakıyorum. Hangi parti Tekirdağ’da düşüşte, hangi parti yükselişte açık şekilde belli oluyor. Oyları düşen partilerin ve başkanlarının şapkayı önlerine alıp düşünmeleri gerekiyor. Yerel seçimler yaklaşıyor.</p>

<p>CHP kanadından Çorlu İlçe Seçim Kurulu’nda sadece Milletvekili olan İlhami Özcan Aygun’ü gördük. Gece yarısı saat 02:30’da ve Çorlu CHP yönetiminden sadece birkaç isim, başka kimseyi göremedik. Birde Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt Adalet Sarayı’na ziyaret gerçekleştirdi.</p>

<p>Daha sonra Atatürk Meydanı… Çorlu’da yaşayanlar, AK Parti’ye gönül verenler ve oy verenler Atatürk Meydanı’nda seçimi kazanmanın mutluluğunu yaşadılar. Geçen dönem Milletvekili Metin Akgün ve Milletvekili adayı Kerim Atalay ile Çorlu İlçe Yönetimi, Kadın Kolları ve Gençlik Kolları seçimi kazanmanın mutluluğunu vatandaşlarla birlikte yaşadılar ve konuşmalar gerçekleştirdiler.</p>

<p>CHP seçimlerin ardından sessizliğe büründü, AK Parti’den otomatik bir telefon konuşması ile teşekkür geldi. Birinci sıra adayı Mustafa Şentop ses kaydıyla bir telefon araması ve teknoloji nimetleri.</p>

<p>Seferberlik de, Seçime 4 gün kala Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin gelmesi de işe yaramadı. Bu kafayla devam ederseniz de görüp görebileceğiz ancak bu kadar. Milletvekili olan Emre Köprülü kazanamadı. Neden kaybetti? Neden kazanamadı? Nerelerde hatalar yaptı ve yapıldı? <strong>Emre Köprülü</strong> ve <strong>Ünal Baysan</strong> birbirlerine çelme takmaya çalışırlarken her ikisi de mevcut koltuklarından oldular. Birisi Belediye Başkanlığından, birisi Milletvekilliğinden… Ne diyelim birileri <strong>kaybediyor</strong>, birileri <strong>kazanıyor!</strong></p>

<p>Şimdi göreceğiz, yaşayacağız. 24 Haziran seçimleri ile ilgili sayfalarca dolusu yazı yazılır. Yerel seçimlerde kimler kalacak, kimler gelecek, kim nasıl ve ne şekilde yürümeye devam edecek. Kimleri yeniden siyaset sahnesinde göreceğiz, kimleri görmeyeceğiz!</p>

<p>Bu seçimde bir kez daha anladım bazı siyasetçiler deveyi daha çok seviyor!</p>

<p><strong>Kalın Sağlıcakla…</strong></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 30 Jun 2018 14:49:34 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/c44f26fb7076419965f9f99d2ee9acc3.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kadınlar Uzaydan Gelmedi Ki</title>
                <category>Esra Şahin</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/kadinlar-uzaydan-gelmedi-ki-9</link>
                <author>esrasahinece@gmail.com (Esra Şahin)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/kadinlar-uzaydan-gelmedi-ki-9</guid>
                <description><![CDATA[Kadınlar Uzaydan Gelmedi Ki]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlar Ne İster?</p>

<p>Birçok kez gördüğümüz, duyduğumuz bir soru cümlesidir aslında. Ama cevabının henüz bulunamadığı da bir gerçektir. </p>

<p>Biz kadınlar gerçekten anlaşılması zor yaratıklar mıyız?</p>

<p>Hatta iki kadın bile birbirini anlayamaz mı bazen? Eğer öyleyse erkekler bizi nasıl anlasın?</p>

<p>30 yıllık evli çiftlere bile sorsak erkek hala eşini çözememiştir. Pekiyi nedir bu çözülemeyen, bilinmezliklerle dolu sorular?  Nedir bu kadınların derdi?</p>

<p>Kadınlar bir kere yapı olarak narin, kırılgan, takdir görmek isteyen, birçok duyguyu aynı anda bünyesinde barındıran, gülerken aynı anda ağlayan,  3. Dünya Savaşı bile çıksa evlilik yıldönümü unutulmasın isteyen… , yazmaya kalksak uzar gider.  Ama şu bir gerçektir ki kadınlar kendilerinde olmayanı ister her zaman. Eğer kırmızı bir ayakkabı almışsa mavisini, saçı kıvırcıksa düzünü, kilo aldıysa zayıflamayı, eşi yada sevgilisi çok ilgi gösteriyorsa ‘bunalttı iyice’ , ilgi göstermese ‘bu ne ilgisizlik yaaa’,  gözleri kahverengi ise neden mavi değil gibi bir çok istek.</p>

<p>Bundan da anladığımız şudur ki kadınlar kendilerinde olmayanı,  bazen imkansız olanı, başkasında güzel göründüğü için, kendisine yakışmadığını düşünse bile o elbiseyi ister.</p>

<p>Erkeklerin gözünden bakıldığında asla memnun edilemez olarak görünen kadınlar,  aslında ufacık şeylerle de mutlu olabilirler. </p>

<p>Sadece yılda birkaç özel günde hatırlanarak, en azından tek bir gül ile bile olsa eve gelen eş, biraz anlayış, önemsenmek, sevmek, sevilmek, sevilmek, sevilmek.</p>

<p>Huysuzluk yaptığımızı iddia ederler, elinin hamuruyla erkek işine karışma derler, halbuki erkeği yener fendimiz. Gökyüzünde düğün var deseler merdiven dikecek kadar da eğlenceliyiz.</p>

<p>Kadınlardan çok fazla şikayet eden erkekler de aslında bilirler ki kadınlar olmadan bu dünya dönmez. Çünkü kadınlar yaşanılası yerler yaratırlar. Bulundukları yeri güzelleştirirler.</p>

<p>Özene bezene temizleyip mis gibi yaptığı evin salonundaki vazoda bir demet çiçek istemişler çok mu yani?  Dokuz ay boyunca evladını taşıyan eşine, bebeğini kucağına ilk aldığında ‘dünyanın en güzel annesi sen olmalısın’ demek bu kadar zor mudur?</p>

<p>Yani şunu demek istiyorum ki biz kadınlar da insanız.  Çözülmesi mümkün olmayan bulmaca muamelesi yapmayın bizlere. </p>

<p>Bana sorarsınız ‘Kadınlar Ne İster’ sorusunun yerine ‘Erkekler Ne Yapmaz’ sorusunu sormalıyız. Kadınların bunca isteklerine karşın erkekler üzerlerine düşeni yapıyor mu sizce?</p>

<p>Kadınlar fikirlerine önem verilsin isterken,  onu yok sayan bir erkek,  o kırmızı ayakkabının mavisini bulup, alıp, o kadına getirmek zorundadır. </p>

<p>İşleri birazda bu kadar çıkmaza sokan erkekler olmasın.</p>

<p>Siz, kadınları görmezden geldikçe, kadınların da istekleri git gide garipleşerek çoğalacaktır. </p>

<p> </p>

<p>Biz kadınlar değer gördükçe anlaşılır olur, uysallaşırız.</p>

<p>Artık gerisi size kalmış.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Mar 2018 10:08:15 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/29116974f1af2664d43e96272c832cfe.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;HER FABRİKA BİR KALEDİR!&quot;</title>
                <category>Murat Sevgi</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/her-fabrika-bir-kaledir-8</link>
                <author>muratsevgi@hotmail.com (Murat Sevgi)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/her-fabrika-bir-kaledir-8</guid>
                <description><![CDATA["HER FABRİKA BİR KALEDİR!"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>"Emperyalizmin ve kapitalizmin en somut örneği Türkiye'de pancar ve şeker üretimi</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            1- Neo-liberal İktidarın verdiği ilk tavizlerden olan şeker sektörü 2003-2004 yıllarında uyum yasaları çerçevesinde çok uluslu şirket olan Cargill'in kontrolüne geçti.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            2- Abd başkanı Bush'un bile dahil olduğu süreç sonunda 1. Sınıf tarım arazisi ve su havzası üzerinde Cargill ithal mısırlarla nişasta bazlı şeker üretimine başladı. (Fabrika Bursa Orhangazi'de)</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            3- Pancar üreticisine Şeker Kurumu aracılığı ile kotalar kondu. Türkiye belli bir tondan fazla pancar üretmemeye başladı.            Üretenler destekleme aksaklıkları gibi sorunlarla uğraştı.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            4- Cargill yönetimi Şeker Kurumunu kontrolüne aldı. Pancar üretimi azaltıldı, NBŞ (Nişasta Bazlı Şeker) artırıldı. Oranlarla istenildiği gibi oynandı. Hatta 2017 yılında kendi belirledikleri kotadan fazla NBŞ üreten çok uluslu şirketlere Şeker Kurumu bırakın ceza kesmeyi soruşturma bile başlatamadı. Çünkü iki kurumda tek elden yönetiliyordu.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            5- Şeker Fabrikaları pancar üretimi yetersiz kalmaya başladığı için kapatıldı. </span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            Buraya kadar AB'ci, liberal iktidarı okudunuz, bundan sonrası ise milliyetçi, emperyalizme tokat atan iktidar(!) döneminde yaşandı.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            6- Şeker fabrikaları açıldı. Şeker Kurumu KHK ile kapatıldı. Milli İttifakçılar hemen olaya atladı, işte emperyalizme tokat, yerli üretim, cehapee anlamaz, milli şeker kardeşim milli.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            7- Bugün ortaya çıktı ki Cargill'in bakanlara sunduğu raporda mevcut fabrikaların üretime alındıktan sonra satılması istenmiş. NBŞ üreten firmaların yıllarca devlet kurumu üzerinden yaptıkları oynamalar yetmemiş pancardan üretim yapan kurumları tamamen yok etmek üzere birilerini ikna etmişler bile.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            Yani biz milliyiz, ona tokat attık, bunu dize getirdik yok kardeşim. Denklem basit Avrupa ülkelerinin bile yasakladığı NBŞ'ye ne yaptın ? Bush'un şirketlerinin yanında mı yer aldın çiftçinin pancarını işleyen fabrikaların mı ?</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            Biz de tepkiyi göstermekte geç kalıyoruz sanırım.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            Benim sürece dair hatırlayabildiklerim bunlar. Eksiği mutlaka vardır. Murat Ağabey ekleyeceklerin vardır diye düşünüyorum." diye yazmış Mustafa (Utku) kardeşimiz.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            Ben de ekledim:</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            1- AB ve ABD kaynaklı finansmanın ülkeye girişi uzun zamandır yerini yabancı görünümlü kaçak paraya bıraktı. Ülke dışına kaçırılan para yabancı finans kurumları üzerinden yabancı sermaye ve kredi görüntüsünde tekrar ülkeye sokuluyor.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            2- İlk önce 'Yeşil Sermaye' diye başlayan sistemin işletmecileri ana parayı öylesine aşırı sömürdü ki, sistem çöktü. Batak holdingler hikayesi yaşandı. Sonrasında Almanya'da siyasi zemin değişince bağlantı zayıfladı. Bu arada başka devletler ile bu 'yabancı görünümlü' dümen devam etti.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            3- Bu bağlantı noktaları çoğaldı. Man Adası, Katar gibi kaçak paranın kontrol edildiği yerler çoğaldı. </span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            4- Karadeniz Bölgesinde yüzlerce HES (hidroelektrik santrali) projesi için yol verildi. Herkes İsrail suyu boruya sokturuyor, ticarileştiriyor derken Alman şirketleri HES ekipmanlarını çatır çatır devlet garantili olarak sattı. Ticaretin kârı yine aynı ceplere girdi.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            5- Hatırlarsınız; milyonlarca hayvanı tek bir şirket üzerinden ithal ettik. Şirketin Katarlı ortakları vardı, ama para bizden kaçırılan paraydı.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            6- Şimdi Cargill Türkiye'deki şeker fabrikalarını alacak. Cargill'in Türkiye ayağı kim?</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            7- Yani; bizim ülkemiz uzun süredir Damat Ferit kültürü ile sömürülüyor. Gavur içimizde!</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Mustafa "Cargill'in Türkiye ayağı en son bankalara borcu ödemeyeceğim diye yurt dışına mal çıkarıyordu. Demek ki bir bildikleri varmış :)" diye açıklamış, ama ötesi de var.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Önce soruyorum:</span></span></p>

<p xss=removed><strong><span xss=removed><span xss=removed>            * Onu niye yaptı?</span></span></strong></p>

<p xss=removed><strong><span xss=removed><span xss=removed>            * Borsa terimi olarak "Manipülasyon" nedir? </span></span></strong></p>

<p xss=removed><strong><span xss=removed><span xss=removed>            * Bir de "Keriz Silkeleme" diye terim var. O nedir?</span></span></strong></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            - Haberler tamamen resmi olmayan kanallardan medyaya verildi. Şirket yahut bankalardan ses çıkmadı. Oyunu görün artık! (Ben bunu o günlerde eş zamanlı olarak sosyal medyada yazdım)</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            - O haberler sayesinde 6 Şubat'a kadar dedikodu dalgası şirketin ana hissedarlarına yaradı. </span></span></p>

<p xss=removed><strong><span xss=removed><span xss=removed>İHALELER GERÇEKLEŞİRSE 14 KALE DAHA DÜŞECEK!</span></span></strong></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            Türkiye'de 14 adet ŞEKER FABRİKASI için özelleştirilmesi kararı alındı.</span></span></p>

<p xss=removed><strong><span xss=removed><span xss=removed>PEKİ DÜNYADA DURUM NE?</span></span></strong></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            İngiltere ulusal şeker ihtiyacının `'ını 3500 şeker üreticisinden ve bunların ürettiği şeker pancarını da 1912 yılında kurmuş olduğu "devlet destekli" British Sugar'ı güçlendirerek arttırmayı planlıyor!</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            Mustafa Kemal Atatürk «HER FABRİKA BİR KALEDİR» diyor ama birileri kalelerin kapılarını içeriden açıyor. Bunun farkında olmayanlar "Atamızın mirasına sahip çıkıyoruz" söylemlerini alkışlıyor.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            Hep sevgi ile kalın.</span></span></p>

<p xss=removed> </p>

<p xss=removed><strong><span xss=removed><span xss=removed>Murat SEVGİ</span></span></strong></p>

<p xss=removed><strong><span xss=removed><span xss=removed>murat.sevgi@hotmail.com</span></span></strong><span xss=removed><span xss=removed> </span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><a href="GÜNCEL/2015/2015/MuratSevgi">http://twitter.com/MuratSevgi</a></span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 28 Feb 2018 15:24:17 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/bd21315b6d19c3a5ba8d773bf776ad25.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>NE İÇİYOR BUNLAR?!</title>
                <category>Murat Sevgi</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/ne-iciyor-bunlar-7</link>
                <author>muratsevgi@hotmail.com (Murat Sevgi)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/ne-iciyor-bunlar-7</guid>
                <description><![CDATA[NE İÇİYOR BUNLAR?!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>İstanbul'da içme suyu biteli çok oldu! Milyonlarca insan içme suyunu damacana ile karşılarken; şebeke suyu içiliyormuş gibi diğer kentler ile kıyaslamak ve sıralamaya sokmak sadece kifayetsizlik göstergesidir!</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            Bir rapor yayınlandı. Raporu gören gazeteler haberi patlattı: "İstanbul, içme suyu tükenme sınırında olan büyük kentler arasında 11. sırada" Hangi sınırda kardeşim? Neyin sınırı? İstanbul'da ŞİŞELENMİŞ SU satan yüzlerce şirket milyonlarca damacana su dağıtıyor. Her gün sokak sokak, ev ev dolaşan su servisleri ne satıyor? Halk İÇME SUYU çeşmeden akmadığı için damacana alıyor! Neden şirketler damacanalarla içme suyu satıyor? Çünkü çeşmelerden içilebilir bir şey akmıyor!</span></span></p>

<p xss=removed><strong><span xss=removed><span xss=removed>KİMSE KİMSEYİ KANDIRMASIN!</span></span></strong></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            İstanbul içme suyunu şişelerle damacanalarla evlere servis eden, taşımalı sistemde içme suyuna erişen bir kent! <strong>LAFA GELİNCE ŞEBEKE SUYU İÇİLİR DİYORLAR AMA KENDİ EVLERİNE BİLE DAMACANA ABONELİĞİ YAPIYORLAR!</strong></span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            Birleşmiş Milletler bir liste yayınlamış, bizimkiler de piyangodan beleş haber bulunca manşetten vermişler! Okudun mu kardeşim? Ne yazıyor raporda? Ya, İstanbul sokaklarını bilir misin? En azından ne içiyorsunuz bunu söyleyin? Milyonlarca damacana içme suyu satılan İstanbul için ahlaksızca bir liste! Mevcut suyunun içilebilirliği çoktan kaybolduğu için bu "11.' sıra" sadece 'istatistik' bir övünme aracı. Dibe batmamış, boğulmamış gibi durduğuna bakmayın, yüzen şey 20 milyona koşan büyük bir ceset.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            "BM'den korkutan 'su' raporu: Listede İstanbul'da var" diye haber yapanlar sanki suyu çeşmeden içer gibi okumuş bu raporu.</span></span></p>

<p xss=removed><strong><span xss=removed><span xss=removed>RAPOR NE DİYOR?</span></span></strong></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            "Birleşmiş Milletler'in "SU STRESİ" olarak tanımladığı rapora göre aralarında Türkiye'nin de bulunduğu içme suyu tükenme riskiyle karşı karşıya olan şehirler açıklandı.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            Güney Afrika'nın Cape Town kenti, modern çağda içme suyu tükenen ilk büyük kent oldu. BBC Türkçe'nin haberine göre;Dünya yüzeyinin yüzde 70'i suyla kaplı olmasına rağmen, dünya su rezervinin sadece yüzde 3'ü tatlı su.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            BBC Türkçe'nin haberine göre; dünyada bir milyarı aşkın kişi temiz içme suyuna ulaşamıyor ve 2,7 milyar kişi yılın en az bir ayında su sıkıntısı çekiyor.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            2014'te dünyanın en büyük 500 kentinde yapılan araştırmada, bu kentlerin dörtte birinin Birleşmiş Milletler'in "SU STRESİ" diye tanımladığı durumla karşı karşıya. Su stresi yıllık içme suyunun kişi başına 1.700 metreküpün altına düştüğü durumda kullanılan bir isim.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            Birleşmiş Milletler'in onayladığı uzman araştırmalarına göre dünyada su talebi 2030 itibariyle arzın yüzde 40'ının üzerine çıkacak. Bunda iklim değişimi, insanların faaliyetleri ve nüfus artışının rol oynadığı vurgulanıyor.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            Bütün kıtalarda, aralarında İstanbul'un da bulunduğu büyük şehirler su kıtlığıyla karşı karşıya ve bir çözüm bulmak için zamana karşı yarışıyor."</span></span></p>

<p xss=removed><strong><span xss=removed><span xss=removed>İSTANBUL DA LİSTEDE</span></span></strong></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            Resmi verilerine göre, ülke kişi başına düşen içme suyu miktarının 1.700 metreküpün altına indiği 2016'dan bu yana teknik olarak su stresi yaşıyor. Yerel uzmanlar durumun 2030 itibarıyla kötüleşip, su kıtlığı yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Geçtiğimiz yıllarda İstanbul gibi yoğun nüfuslu kentler, yaz aylarında su sıkıntısı yaşamaya başladı. Şehrin su rezervleri 2014'ün başlarında kapasitenin yüzde 30'unun altına düştü.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            <strong>Riskli diğer şehirler şöyle: </strong>Brezilya-Sao Paulo / Bangalore-Bangalore / Çin-Pekin / Mısır-Kahire / Endonezya-Cakarta / Rusya-Moskova / İngiltere-Londra / Japonya-Tokyo / ABD-Miami ve ve ve... Türkiye-İstanbul!</span></span></p>

<p xss=removed><strong><span xss=removed><span xss=removed>NE YAPMALI?</span></span></strong></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            İstanbul'un su kaynaklarının canına okuyan yapılaşma, sanayileşme, imara açma projelerinde hemen şu saat itibari ile vazgeçilmeli! Hemen, ama hemen yapılmalı bu! İstanbul'u doğrudan etkileyen Kocaeli'den Edirne'ye kadar olan bölgede hemen rehabilitasyon sürecine geçilmeli!</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            Tüm Kuzey Marmara ve özellikle en vahşi projelere yeltenilen Trakya toprakları için "acil durum" ilan edilmeli! Su havzaları, tarım alanları, orman alanları koruma altına alınmalı.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            <strong>Koruma literatürüne 'TARIMSAL SİT' kavramı eklenmeli ve TRAKYA TOPRAKLARI TARIMSAL SİT ALANI olarak ilan edilmeli.  Yoksa; 20 milyona koşan İstanbul ve 50 milyona koşan Kuzey Marmara hem su, hem de gıda krizi ile karşı karşıya kalacak!</strong></span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>          Hep sevgi ile kalın.</span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            <strong>Murat SEVGİ</strong></span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>            <a href="GÜNCEL/2015/2015/MuratSevgi">http://twitter.com/MuratSevgi</a></span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 16 Feb 2018 12:54:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/bd21315b6d19c3a5ba8d773bf776ad25.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ahh O Eski Yıllar</title>
                <category>Esra Şahin</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/ahh-o-eski-yillar-5</link>
                <author>esrasahinece@gmail.com (Esra Şahin)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/ahh-o-eski-yillar-5</guid>
                <description><![CDATA[Ahh O Eski Yıllar]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://4.bp.blogspot.com/-MwiGvdLoZCs/UQjSWaabFfI/AAAAAAAAAEQ/QaA4vCV9aoQ/s1600/80LERD~1.JPG"><img alt="https://4.bp.blogspot.com/-MwiGvdLoZCs/UQjSWaabFfI/AAAAAAAAAEQ/QaA4vCV9aoQ/s200/80LERD~1.JPG" id="Resim_x0020_4" src="https://4.bp.blogspot.com/-MwiGvdLoZCs/UQjSWaabFfI/AAAAAAAAAEQ/QaA4vCV9aoQ/s200/80LERD~1.JPG"> </a></p>

<p>Biraz nostalji…</p>

<p>Ben 80’lerin sonunda 90’ların başında yaşadım çocukluğumu.</p>

<p>İllaki herkese göre kendi çocukluk yılları en güzelidir.</p>

<p>Bana göre de 90’lar hep özel ve güzel kalacak.</p>

<p>Bizim zamanımız bilgisayar ve internet çağı değildi.</p>

<p>Biz okuldan gelince bilgisayarın, tabletin başına oturmazdık. Varsa atarinin başına geçerdik.</p>

<p>Dışarıya çıkar arkadaşlarımızla ip atlar, top oynardık. Yada bebeklerimiz için annemize elbiseler diktirip evcilik oynardık. Bazen de gazetelerin verdiği karton bebeklere kıyafetleri kesip giydirirdik. Erkeklerde tasolarla oynardı.</p>

<p>Birde sanal bebek modası vardı o zaman. Bizim çocukluğumuz için oyuncak adına çok büyük bir adımdı.</p>

<p>O günleri düşününce aklıma gelenlerden biride Show Tv’nin o meşhur jenerik müzikleri. Her program için ayrı müziği vardı o zamanlar. Dizi çıkacaksa başka, söyleşi çıkacaksa başka müzik olurdu.</p>

<p>Çizgi filmlerimizin de şimdiki Pepeeler , Cailloular gibi illa öğretici olsun, çocuklar bir şeyler öğrensin amacı yoktu.</p>

<p>Biz Ninja kamplumbağlarla , power rangerslarla büyüdük.</p>

<p> </p>

<p>                                        <a href="http://3.bp.blogspot.com/-NFtt8MCAU7g/UQjUFFo0G0I/AAAAAAAAAEg/Usep6An7joQ/s1600/90'LAR~1.JPE"><img alt="https://3.bp.blogspot.com/-NFtt8MCAU7g/UQjUFFo0G0I/AAAAAAAAAEg/Usep6An7joQ/s320/90'LAR~1.JPE" id="Resim_x0020_3" src="https://3.bp.blogspot.com/-NFtt8MCAU7g/UQjUFFo0G0I/AAAAAAAAAEg/Usep6An7joQ/s320/90'LAR~1.JPE"> </a></p>

<p>Beslenme saatlerinde herkesin alabileceği şeyler koyardı annelerimiz yanımıza.</p>

<p>Pahalı olabilecek şeyler getirenler ayıplanırdı. Eskiden bu tarz şeylere daha fazla dikkat edilirdi sanki. Capri-Sun meyve suları beslenme çantamızın vazgeçilmeziydi.</p>

<p>O yıllarda yaşayıpta bakkaldan sulugöz sakız, cino , yumiyum almayan var mı?</p>

<p> </p>

<p>‘Andımız’ okuma sırası yapardık okulda. Sırası gelen, bütün okula çıkar okurdu.</p>

<p>Heyecanını yaşayan biri olarak unutulmaz anlardı diyebilirim.</p>

<p>‘Andımız’ güzeldi vesselam…</p>

<p> </p>

<p>Barış Manço ile büyüdü bizim sezonun çocukları.  Kemal Sunal filmlerini çok severdik. Hababam Sınıfı efsanemizdi. Sanırım hala öyle :)</p>

<p>O yılları yazarken yaşıyor tekrardan insan.</p>

<p>Her yılın her yaşın ayrı güzellikleri var.</p>

<p>Ama nedense 90’lar bambaşka.</p>

<p>O yıllar gibi hayatınızın her anı unutulmaz güzel anılarla dolu geçsin.</p>

<p>Sonuçta yine en güzel an yaşadığımız an...</p>

<p> </p>

<p><a href="http://2.bp.blogspot.com/-cy4wbsVVDCA/UQjUvdDzBNI/AAAAAAAAAEo/0a-X8hK5tbw/s1600/fft5_mf886931[1].jpg"><img alt="https://2.bp.blogspot.com/-cy4wbsVVDCA/UQjUvdDzBNI/AAAAAAAAAEo/0a-X8hK5tbw/s320/fft5_mf886931[1].jpg" id="Resim_x0020_2" src="https://2.bp.blogspot.com/-cy4wbsVVDCA/UQjUvdDzBNI/AAAAAAAAAEo/0a-X8hK5tbw/s320/fft5_mf886931[1].jpg"> </a></p>

<p>    </p>

<p>                                                                                   <a href="http://2.bp.blogspot.com/-31dT8VIu5v4/UQjVfsLNVTI/AAAAAAAAAEw/Epybe76MYm8/s1600/hababam-sinifi-hd[1].jpg"><img alt="https://2.bp.blogspot.com/-31dT8VIu5v4/UQjVfsLNVTI/AAAAAAAAAEw/Epybe76MYm8/s320/hababam-sinifi-hd[1].jpg" id="Resim_x0020_1" src="https://2.bp.blogspot.com/-31dT8VIu5v4/UQjVfsLNVTI/AAAAAAAAAEw/Epybe76MYm8/s320/hababam-sinifi-hd[1].jpg"> </a></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 30 Jan 2018 11:44:55 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/29116974f1af2664d43e96272c832cfe.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sardı Korkular</title>
                <category>Esra Şahin</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/sardi-korkular-4</link>
                <author>esrasahinece@gmail.com (Esra Şahin)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/sardi-korkular-4</guid>
                <description><![CDATA[Sardı Korkular]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Korkularımız…</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Gerçekten de korktuğumuz her şey bu kadar korkmaya değer mi sizce? </span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Kendimden örnek versem diye düşündüm, fark ettim de ne kadar çok korktuğum şey var hayatta. </span></span></span></p>

<p> </p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bazen çok şiddetli gök gürültülerinde bile evin içinde ne yapacağımı şaşırırım. Hele birde elektrikler de kesilmişse…</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Eyvahlar olsun!!!</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Oysa o anda dışarıda ya da iyi kötü derme çatma evlerde oturanlar hiç gelmez aklıma. Aklımıza… </span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Köpeklerden korkarım mesela. Küçük büyük farketmez.</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Aslında çok severim hayvanları. Ama nedense köpek gördüğüm yola bile giremem. Öyle küçükken falan ısırmışlığı da yoktur hayvanların beni.</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Ama bahçemizde bizi korumaya çalışan, hatta bir defasında hırsızın evimize girmesine engel bile olan ‘Fındık’ diye de bir gerçek var.</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Zararından çok faydası var oysaki…</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Gecenin karanlığını bırak,  akşam saatlerinde yolda yürürken bile korkar olmadık mı artık…</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Hatta bazen gündüz bile arkamdan bu yaklaşan kimdir, nasıl biridir, bana zarar verir mi diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz.</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Buna sebep değişen zaman elbette... </span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Eskiden böyle miydi? </span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Yaz akşamları annemle ne güzel dolaşmaya çıkardık. </span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Hiç korktuğumuzu hatırlamıyorum.</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Şimdi sanki sürekli arkamdan bir el uzanacak, bana bir zararı dokunacak mı diye düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. </span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bunları düşünürken de aklıma savaşların yaşandığı yerlerde yaşayan insanlar geliyor aklıma.</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Onların korkuları arkalarından uzanabilecek bir elden çok daha fazlası. Bunu hepimiz biliyoruz.</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Gelecek korkusu sarmış mesela hepimizi. </span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Çocuğumuzu okutabilecek miyiz? </span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Ev alabilecek miyiz?</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bu düşünceler beynimizi kemirip durmuyor mu?</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bazen korktuğumuz öyle şeyler var ki...</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Mesela ‘Seni Seviyorum’ demekten korkanlar var.</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Sarılmaktan, öpmekten.</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Oysa tartışma anındaki ufacık bir buse, söylenecek tatlı bir söz neleri değiştirmez ki.</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bırakın korkularınızı bir kenara ‘Korkmayın’. </span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Hepsinin üzerine gidin.</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Sizinle dalga geçmesine izin vermeyin.</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bir saniye sonrasını kimse bilemez öyle değil mi?</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Boşuna strese kapılmanın alemi yok.</span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Korku esarettir. </span></span></span></p>

<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Korkusuzca hayata kafa tutun. Yoksa o sizi tutacak ve bırakmayacak.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 20 Jan 2018 21:16:48 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/29116974f1af2664d43e96272c832cfe.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Wi-Fİ şifresi var mı ?</title>
                <category>Esra Şahin</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/wi-fi-sifresi-var-mi-3</link>
                <author>esrasahinece@gmail.com (Esra Şahin)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/wi-fi-sifresi-var-mi-3</guid>
                <description><![CDATA[Wi-Fİ şifresi var mı ?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çok tanıdık bir cümle değil mi?</p>

<p>Misafirliğe ya da bir kafeye oturduğumuzda ilk kurduğumuz cümlelerden çünkü.</p>

<p>Tüm akrabalarımızın ve komşularımızın prizin yerini de biliyor muyuz ? :)</p>

<p>Hoş, öyle çok akraba ziyareti yaptığımız, komşulara akşam oturmalarına gittiğimiz de yok zaten.</p>

<p>Gittiğimizde de iki hoşbeşten sonra herkes telefonuna gömülüyor.</p>

<p>Hele o çocuklar. Neredeyse tuvalete bile tablet ile gidecek.</p>

<p>Ama şimdi itiraf edelim misafirlikte falan can kurtarır. Ver eline çocuğun tableti.</p>

<p>Ohh!</p>

<p>Çocuk Hipnoz.</p>

<p>Seslensen bile duymuyor.</p>

<p>Miss!</p>

<p>Eskiden annemiz ve babamızla misafirliğe gitmediğimiz de,  eve döndüklerinde annemizden laf duyardık.</p>

<p>-Çok ayıp oldu valla.. Oya Teyzen’ler hep seni sordu. Bir dahaki sefere sende geleceksin, derdi.</p>

<p>Valla bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama sanki şimdilerde misafirliklere çocuk getirmesinler diye bakar oldu insanlar.</p>

<p>Eşimizin, dostumuzun bizimle olan paylaşımlarından çok,  hiç tanımadığımız insanların ne yaptığını merak eder olmuşuz.</p>

<p>İnternet, sosyal medya kötü bir şey değil aslında. Çok severek takip ettiğim kişiler var benimde.</p>

<p>Ama sanırım hayatımızın ta orta yerine interneti koymak yanlış olan.</p>

<p>Kararında güzel herşey.</p>

<p>WhatsApp grup çılgınlığı var bir de.</p>

<p>Evet haberleşme anlamında harika bir şey..</p>

<p>Ama öyle bir an geliyor ki .. Takip etmekte zorlanıyor insan. Telefonu eline bir alıyorsun;</p>

<p>358  okunmamış ileti…</p>

<p>Neee!</p>

<p>Whatsapp gruplarıma burdan itiraf etmeliyim ki, çoğu zaman hepsini okumuyorum.</p>

<p>Teknolojinin nimetlerinden faydalanmak gerek yine de. Bunların arasında en güzeli bence uzakta olan bir akrabamız, sevdiğimiz birini görüntülü arayıp karşındaymış gibi konuşabilmek.</p>

<p>Ama yakınımızdakilerin kapısını açmaz olduk o ayrı. Hala gidebilecekken, yanı başımızdayken ziyaret etmek gerek diye düşünüyorum.</p>

<p>Her ortamda da şu muhabbet dönüyordur illaki..</p>

<p>-Ah! O eski zamanlar ne güzeldi be… Akşamları toplanırdık bir evde tüm komşular sohbet, muhabbet…</p>

<p>-Vallahi, fırsatım olsa yerleşeceğim bir köye… Köy havası, köy yaşantısı gibi var mı ?</p>

<p>O eski günleri bir nebze yaşayabilmek için, ‘Köy havası tadında ahşap evlerde, sabah köy kahvaltısı ile güne başlıyoruz… vs…’ ile tanıtılan yerlere  tonla para verip tatillere gidiyoruz şimdi.</p>

<p>Bir şeyler değişir mi ?  Yoksa böyle gider mi? bilmiyorum..</p>

<p>Ama her şeye hissizleştiğimiz şu günler de, arada bir hatırlamak için, aklımıza gelmeyeni getirmek için, karpuz kabuğunu düşürmek istedim…</p>

<p>Eminim ki , uzun zamandır sizi özleyen birileri var hayatınızda.</p>

<p>Hadi, bu hafta sonu aslında o çokta önemli olmayan işimizi biraz erteleyelim de, hasret giderelim sevdiklerimiz ile.</p>

<p>Ve umarım internet kotanız biter ve ziyaret edeceğiniz kişinin de wifi şifresi yoktur :)</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 13 Jan 2018 11:56:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/29116974f1af2664d43e96272c832cfe.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gezerken okuyan bilir</title>
                <category>Esra Şahin</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/gezerken-okuyan-bilir-2</link>
                <author>esrasahinece@gmail.com (Esra Şahin)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/gezerken-okuyan-bilir-2</guid>
                <description><![CDATA[Gezerken okuyan bilir]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Seyahat etmek, beni hayatımda heyecanlandıran en güzel cümle. Yeni yerler görmek, keşfetmek, dinlenmek, ya da sadece gitmek. Herkes kendisine göre seyahat etmeye farklı bir anlam yükleyebilir. Yazın deniz, kum, güneş, kışın da karın verdiği huzuru yaşayabilmek adına tatil planları yaparız. Bazen de sadece uzaklaşmak isteriz tek başına. Ya bir sahil kenarına gidip kafa dinlemek, kendimizi kitaba vermek, ya da bol eğlenceli yazlık bir beldeye kendimizi atıp dans etmek.  Bir trende hayal edin kendinizi. Vagonlardan birinde tek başınıza,  varacağınız yeri, gittiğinizde ne yapacağınızı düşünmeden, plansız programsız öylece bulunduğunuz yerden uzaklaştığınızı düşünün. Rahatlatıcı bir tarafı var bence yolu izlemenin. Planlı olmak çoğu zaman işe yarar. Ama bazen de öylesine çıkıp gitmenin verdiği huzur hiçbir şey de yoktur. Yeni yerler görmenin insana katacağı o kadar çok şey var ki. İnsan her gittiği yerden yenilenmiş ve değişmiş olarak döner. Bizde bıraktığı izler kalıcı olur, ufkumuzu açar, dünyaya ve kendimize bakış açımızı genişletir, tazeler. Yeni insanlar tanımamıza, yeni tatlar ile tanışmamıza vesile olur. Yemek yapmayı da, yemeyi de seven biri olarak seyahatte yemek yemek ve denemek beni çok mutlu ediyor. Yani birçok duyguyu aynı anda yaşatan bir durumdur seyahat etmek ve emin olun gerçekleştirmesi düşündüğünüzden çok daha kolaydır. Maddi açıdan yapamayacağımızı düşündüğümüz şeyler,  niyetine girdiğimizde aslında nasıl da mümkün olabiliyor göreceksiniz. Sıkı bir kitap okuru olarak şunu söyleyebilirim ki, kitaplardan okuyarak öğrenemeyeceğimiz şeyleri öğretir bize seyahat etmek.  St. Agustine  "Hayat bir kitaptır ve gezip görmeyenler hep aynı sayfayı okur" demiş.  Neden sürekli aynı sayfayı okuyalım ki. </p>

<p>Size yukarıda tüm bu yazdıklarımı başarabilmiş birini tanıtmak istiyorum. Kendisi bir seyyah. Rotasız Seyyah, evinden keşfetmek arzusu ile çıkıp tam bininci günün sonunda evine dönen Samsunlu bir gezgin. Mehmet Genç. Bir sosyal medya hesabıyla keşfetmiştim kendisini. O zamanlar yeni başlamıştı henüz gezisine. Gittiği yerlerde çoğunlukla yerlileri ziyaret ediyor ve fotoğraflıyor. Harika fotoğraflarla dolu albümünden etkilenmemek mümkün değil. Gezisi sırasında bir de projesi var ki insanın içini ısıtıyor. Karşılaştığı yerli halktan bayanların fotoğraflarını çekiyor. Aynı bayanlara ‘çok güzelsin’ dedikten sonrada tepkilerini de fotoğraflıyor. Öyle güzel kareler çıkmış ki ortaya mutlaka göz atın. Takipçilerinin yüzbinleri aşması da çok normal tabi. Tüyap kitap fuarında tanışma fırsatını yakalamıştım kendisi ile. 1 saat sıra bekledikten sonra tabiki :) Bu kadar sevilmesinin sebeplerinden biri de yazılarında akıcı ve samimi olması. Yazdıklarını okurken siz de oradaymışsınız gibi hissediyorsunuz.  Takipçilerinden gelen yoğun istek üzerine iki de kitap yazdı. Rotasız Seyyah Yol Hikayeleri. Çok kaliteli bir baskıya sahip ve içerisinde kendi çektiği 123 adet fotoğraf bulunuyor. Mutlaka alın okuyun derim. Sıkılmadan okuyacak ve o kalın kitabı nasıl bu kadar kısa sürede bitirdiğinize şaşıracaksınız.  Takip etmek isteyenler içinde sosyal medya hesaplarını @rotasizseyyah olarak bulabilirsiniz.</p>

<p>Çok gezen mi, çok okuyan mı bilir diye soracak olursanız.</p>

<p>Bana göre ‘Gezerken okuyan bilir’</p>

<p>Gideceğiniz, gezeceğiniz, keşfedeceğiniz her yolunuz açık olsun.</p>

<p> </p>

<p><img alt="" src="/images/haberici/FullSizeRender.jpg"><img alt="" src="/images/haberici/FullSizeRender (1).jpg"><img alt="" src="/images/haberici/IMG_6220.JPG"></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 03 Jan 2018 21:50:26 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/29116974f1af2664d43e96272c832cfe.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Selamlar</title>
                <category>Esra Şahin</category>
                <link>https://www.bizimtekirdag.com/makale/selamlar-1</link>
                <author>esrasahinece@gmail.com (Esra Şahin)</author>
                <guid>https://www.bizimtekirdag.com/makale/selamlar-1</guid>
                <description><![CDATA[Selamlar]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span xss=removed>Selamla başlamak gerek her zaman. Güne, haftaya, hatta yıla. Yeni bir yıl geliyor. Önümüzde yine sağlıkla, mutlulukla ve başarıyla geçmesini temenni ettiğimiz koskoca 365 gün daha.</span></p>

<p><span xss=removed>Her yeni yılın gelişi hep mutlu eder insanoğlunu. Hatta birçok ülkede haftalar öncesinden başlar hazırlıklar, eğlenceler. Çünkü yeni bir yıl yeni umut demektir çoğu insan için. Hele ki geride kalan yıl kötü geçmişse, yeni yıldan beklenti daha da artar. </span></p>

<p><span xss=removed>‘Bu yıl benim yılım olacak’ denir,  ana haberlerde ‘Yılbaşı büyük ikramiyesi size çıksa ne yapardınız?’ sorusunun yöneltildiği haberler çıkmaya başlar karşımıza. Nimet Abla’nın önündeki kuyruğu gördüğümde artık şaşırmadığımı da fark ettim. Başta da dediğim gibi yeni yıldan beklentimiz olan ‘umut’ gittikçe daha da sarıldığımız bir düşünsel süreç oluyor sanırım. Nasıl olmasın ama değil mi? Herkesin istediği daha rahat bir hayat neticede. Yılbaşı eğlencesi için bile dışarıda eğlenerek geçirmek istiyorum  deseniz, muhtemelen orta gelirli bir aile iseniz maaşınızın yüzde 50’sini o gece gittiğiniz mekanda bırakırsınız. O yüzden sanırım bu sene kiminle konuşsam ‘evdeyiz bu yıl’ diyor. Bence en güzeli de öyle aslında. Arkadaş, eş,  dost toplanıp, özenle hazırlanmış yemekler ile sohbet edip, yarım elma gönül alma hediyelerimizi verip yeni yılı karşılamayı her zaman sevmişimdir. Hediye demişken, yeni yılda hediye seçimi de biraz zorlu geçer genelde. Kararlar bir türlü verilemeyip son haftaya kalır hediye seçimi de. Aslına bakarsanız sevdiklerimize önümüzdeki yeni yılda kullandıkça bizi hatırlatacak ufak hediyeler yeterli olur diye düşünüyorum. </span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>İşin özü, iyi veya kötü yeni yılın bize getireceklerine kucak açmayı bilmeli insan. Her şey hep yolunda gidecek diye şartlanmamalı. Gelen her aksiliğe de mutluluğa da ‘hoş geldin’ diyebilmeli. Ne demiş Mevlana ; ‘</span><span xss=removed>Üzülme! Dert etme can! , Görebiliyorsan, Dokunabiliyorsan, Nefes alabiliyorsan, Yürüyebiliyorsan, Ne mutlu sana! Elinde olmayanları söyleme bana, Elinde olanlardan bahset can! <span xss=removed>“Yapmadıklarının kazası yok!”  Ve yine unutma ki  “Aydınlık,  geceye hiçbir zaman yenik düşmedi” can!</span></span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Yeni yıl hepimize iyi gelsin. Hoş gelsin. </span></span></span></p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Hadi herkes yeni yıla bir selam versin ve hoş geldin desin. Biz onu iyi karşılayalım ki o da bize güzelliklerini sunabilsin.</span></span></span></p>

<p xss=removed> </p>

<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><img alt="" src="/images/haberici/hosgel2018.jpg" xss=removed></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 27 Dec 2017 19:30:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimtekirdag.com/images/kullanicilar/29116974f1af2664d43e96272c832cfe.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
