© Bizim Tekirdağ 2021

CHP Genel Başkan Yardımcısı Cankurtaran Ergene’de

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran parti bünyesinde oluşturulan spor kurulunun ilk toplantısını Tekirdağ’ın Ergene ilçesinde gerçekleştirdi.

CHP Ergene İlçe Örgütü binasında parti yöneticileri ve basın mensupları ile bir araya gelerek hem yaptıkları çalışmalar hem de ülke gündemindeki bazı konulara ilişkin değerlendirmede bulunan Yasemin Öney Cankurtaran, “CHP bünyesinde spor kurulu oluşturduk. Bu kurul aracılığı hem kendi spor politikalarımızı oluşturmak, hem sporcuların sesi olmak hem de spor camiasının sorunlarını meclise taşıyarak çözüm üretmek adına çalışmalar yapacağız. Bu çalışmaları yaparken bir yandan da CHP’nin spor politikalarını nasıl yönlendireceğini belirleyeceğiz” dedi.

 

Türkiye’de toplam 13 ilde bu toplantıları gerçekleştireceklerini ve ilk olarak Tekirdağ’dan başladıklarını ifade eden Cankurtaran, “İlk toplantımızı Trakya Bölgesi'nden başlattık, Tekirdağ'a geldik. Burada, spor insanlarıyla, belediyelerimizin, örgütlerimizin sporla ilgilenen üyeleriyle görüşeceğiz. Ayrıca yine spor ile ilgilenen insanları da davet edip, Trakya'da spor politikaları nasıl oluşturulmalı, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında spor politikaları nasıl oluşturulmalı konularını konuşacağız” dedi.

 

Toplantı gündemi dışında ülke gündemine ilişkin bazı konulara da değinerek gazetecilere açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, “CHP olarak İdlip'teki operasyona bir milli mesele olduğu için karşı çıkma durumumuz olmadı. Fakat, İsmet İnönü Paşa'nın bir lafını da hatırlatmak istiyoruz, Der ki; ''Yığınakta yapılan hata savaşın sonuna kadar devam eder” der. İdlip konusunda da ilk başta Şam'da bir camide namaz kılacağız diyerek, maceracı bir Suriye politikasına girdik. Bundan sonra da bunun ucunu toparlamaya çalışıyoruz. İnşallah önlemlerimiz yeterli olur. Çünkü Irak ve Suriye'ye cihatçılar Türkiye'den geçerken görmedik, inşallah bu geri dönüş sürecinde Türkiye'ye kaçmak isteyenler konusunda gözümüzü dört açarız” diye konuştu.

 

Müftülerin nikah kıyması meselesine de değinen Cankurtaran, “Bu konuda, toplumu tekrar gerginleştirecek, kutuplaştıracak uygulamalardan kaçınmamız gerekir. Tam da bu uygulamayla aslında böyle bir şeye kapı açmış oluyoruz. Örnek verecek olursak, farklı ideolojiden, farklı görüşten iki genç evlenmek isteyebilir ailelerden biri imam nikahında ısrar edebilir müftülük yapsın diye ısrar edebilir, bir diğer aile de resmi nikah yapılsın nikah memuru tarafından kıyılsın deyip bir gerginlik oluşturur” şeklinde konuştu.

 

Cankurtaran açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Cumhuriyet, öyle bir ortak nokta koymuş ki, kim hangi ideolojiden hangi görüşten olursa olsun nikah memuru noktasında ortak noktayı bulmuştur aslında. Bugüne kadar nikah memurlarının kıydığı nikahlarda hangi engel olmuş, kim evlenememiş de şimdi müftüler de nikah kıysın deniyor. Burada şimdi böyle de bir kaos oluşacak, bu müftü resmi prosedüre göre mi nikah kıyacak yoksa halkımızın imam nikahı dediği söylemli dini ritüellere göre mi nikah kıyacak. Eğer resmi prosedüre göre kıyacaksa müftülüğe ne ihtiyaç var. Yok eğer dini ritüellere göre nikah kıyılacaksa bu sefer başka bir ikilik doğacaktır, laiklik ilkesine karşı gelinecektir. Bakın bu ülkede vazgeçilmez ilkeler vardır. Laiklik de bu ilkelerden biridir. Mustafa Kemal Atatürk ve laiklik, bu ülkenin vazgeçmeyeceği konulardandır. Bu müftülüğün nikah kıyma olayını laiklikle çelişecek noktaya getirirsek resmi prosedürün dışına çıkarıp sadece dini ritüellerle yapacak olursak, Türkiye'de yeniden başka ve gereksiz olan bir konuda sorun çıkartmış oluruz.”

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER